Kısa özet (TL;DR)
- Deplasmansız (1 parça) proksimal humerus kırıklarında konservatif tedavi %80 hastada standarttır; deplase 2-4 parça kırıklarda 2026 altın standardı PHILOS kilit plak ile ORIF (medial kalkar vidası + subkondral king-pin vidalar) veya seçilmiş olguda intramedüller çivi ve ters omuz protezidir.
- Ters omuz protezi (RSA); 70-75 yaş üstü osteoporotik, kompleks 3-4 parça ve head-split kırıklarda hemiartroplasti ve kompleks ORIF’e göre daha yüksek Constant/DASH skorları ve düşük revizyon oranı ile 2026 pratiğinde birincil tedaviye dönüşmüştür.
- Deplase klavikula midşaft kırığında (>2 cm kısalık, >100% deplasman, Z-tipi) süperior/anterior kilit plak ile ORIF; kaynamama ve mal-uniyon oranlarını konservatif tedaviye göre klinik olarak anlamlı azaltır.
- Glenoid kırıklarında Ideberg tabanlı sınıflama ile ‘bone loss’ >%13.5-15 ise glenoid ORIF veya Latarjet-Bristow; skapula gövde kırıklarında glenopolar açı <22°, medializasyon >20 mm ve angulasyon >45° cerrahi endikasyondur.
Omuz Kırığı Nedir?
Omuz kırığı; omuz eklemini oluşturan ve stabilize eden kemik yapılarda (proksimal humerus, klavikula, skapula ve glenoid) meydana gelen kırıkları ifade eden geniş bir başlıktır. Klinik pratikte ‘omuz kırığı’ terimi çoğunlukla proksimal humerus kırıklarını çağrıştırır; ancak klavikula midşaft ve lateral kırıkları, skapula gövde-boyun-akromion kırıkları ve glenoid rim/eklem içi kırıkları da bu spektrumun ayrılmaz parçalarıdır.
Omuz kompleksi; glenohumeral (skapulohumeral), akromioklaviküler, sternoklaviküler ve fonksiyonel skapulotorasik eklemlerin uyumundan doğan geniş hareket açıklığına sahip vücudun en mobil eklem kompleksidir. Bu geniş serbestlik dereceleri; günlük yaşamda saç tarama, tavana ulaşma, sırt kaşıma ve sportif aktivitelerin bağımsız yürütülmesi için kritiktir. Kırık sonrası anatomik redüksiyon ve stabil fiksasyon ile birlikte erken kontrollü rehabilitasyon; uzun vadeli fonksiyonel sonucu tayin eden çekirdek unsurlardır.
Omuz kırıkları; yaşa göre bimodal dağılım gösterir. Genç aktif erişkinde yüksek enerjili spor yaralanmaları (bisiklet, motosiklet, kayak, snowboard, ragbi, futbol), trafik kazaları ve düşme; osteoporotik yaşlı hastada (özellikle 65 yaş üstü kadın) düşük enerjili yerden düşme ön plana çıkar. Proksimal humerus kırığı; kalça ve el bileği kırığı ile birlikte postmenopozal kadında en sık üç osteoporotik ‘sentinel’ kırıktan biridir ve DEXA taraması, D vitamini/kalsiyum yerine koyma ve sekonder kırık önleme programı gerektirir.
Ortopedi Tedavisi editoryal ekibi olarak vurgularız ki bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve klinik karar için mutlaka ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Omuz Anatomisi ve Biyomekaniği
Proksimal humerus; humerus başı, anatomik boyun (humerus başı ile büyük-küçük tüberkülleri ayıran kıkırdak-kemik geçişi), tuberkulum majus (rotator cuff’un supraspinatus, infraspinatus ve teres minör tendonlarının yapıştığı büyük tüberkül) ve tuberkulum minus (subskapularis tendonunun yapıştığı küçük tüberkül) olmak üzere Neer’in tanımladığı dört anatomik parçayı içerir. Cerrahi boyun; bu dört parçanın alttaki humerus şaftına birleştiği bölgedir ve klinikte en sık kırık hattıdır. Bicipital oluk; iki tüberkül arasında uzanır ve biseps uzun başı tendonunu barındırır; cerrahi yaklaşım ve plak yerleşiminde anatomik referans noktasıdır.
Proksimal humerusun kanlanması; iki ana damar tarafından sağlanır: anterior humeral sirkumfleks arter (arcuate arter, ascending brankı; humerus başının anteromedial yüzünden girer ve humerus başının kanlanmasının çoğunu sağlar) ve posterior humeral sirkumfleks arter (tuberkulum majus ve inferior humerus başı bölgesine metafizeal-diafizeal dallar verir). Anatomik boyun kırıklarında arcuate arter yaralanır ve avasküler nekroz riski dramatik olarak artar; posterior sirkumfleks arterin katkısı 2026 pratiğinde daha çok kabul görmekte olup medial kalkar bütünlüğü öngörücü öneme sahiptir.
Klavikula; S şeklinde iki eğri içeren, insan iskeletinin intramembranöz osifikasyona uğrayan tek kemiğidir ve doğumda ilk osifiye olan, adölesanda son kaynaşan (medial epifiz 22-25 yaşta) uzun kemiktir. Midşaft; en ince ve en zayıf noktadır ve tüm klavikula kırıklarının %75-80’i bu bölgede görülür. Klavikula; üst ekstremiteyi aksiyel iskeletle birleştiren tek kemik köprü olarak brakial pleksus ve subklavian damarları ‘üst çıkım’ boyunca korur; bu nedenle deplase kırıklarda nörovasküler yaralanma ekartasyonu zorunludur.
Skapula; 17 kas için yapışma sağlayan üçgen şekilli, ‘yüzen’ bir kemiktir ve göğüs duvarı üzerinde skapulotorasik ‘eklem’ içinde kayar. Anatomik olarak; gövde, spina, akromion, korakoid proses, glenoid boyun ve glenoid fossa (omuzun eklem yüzeyi) bölümlerinden oluşur. Glenoid; armut şeklinde, hafif retroverte (~5°) ve superior tilted (~5°) bir eklem yüzeyidir ve tüm yüzeyinin yalnızca üçte biri humerus başı ile temas eder – bu sınırlı temas alanı omuza geniş hareket serbestliği tanırken aynı zamanda instabilite eğilimi yaratır. Glenoid ‘bone loss’ hesaplamaları (Pico method, best-fit sirküler analiz) glenoid rim kırıkları ve tekrarlayan instabilitede kritiktir.
Nörovasküler yapılar; aksiller sinir (C5-C6, deltoid ve teres minör motor, lateral omuz duyusu ‘regimental badge’), supraskapular sinir (supraspinatus ve infraspinatus motor), muskülokütanöz sinir, radyal sinir, brakial pleksus ve subklavian-aksiller arter omuz kırıklarında risk altındaki yapılardır. Aksiller sinir; humerus cerrahi boynunun anteromedialinden lateral-posteriora geçer ve quadrangular alandan çıkar; bu anatomik ilişki aksiller sinirin proksimal humerus kırıklarında en sık yaralanan sinir olmasının nedenidir.
Epidemiyoloji ve Küresel Yük
Proksimal humerus kırığı; tüm erişkin kırıklarının %5-6’sını ve 65 yaş üstü hasta grubunda kalça-el bileği kırığı ile birlikte en sık üç kırıktan birini oluşturur. Yıllık insidans 100.000 kişide 60-100 civarında bildirilmekte olup insidans yaşla eksponansiyel artar; 80 yaş üstünde 100.000 kişide 400’ün üzerine çıkar. Cinsiyet oranı 70 yaş üstünde 3:1 kadın lehinedir ve osteoporoz zemini belirleyicidir. Klavikula kırıkları; tüm erişkin kırıklarının %2.6-4’ünü ve tüm omuz kuşağı kırıklarının %35-45’ini oluşturur; genç erkeklerde (13-30 yaş) sportif ve trafik nedenli, yaşlıda düşme nedenli görülür. Skapula kırıkları; tüm kırıkların yalnızca %0.4-1’ini oluşturur; yüksek enerjili yaralanma göstergesidir ve %80-90 oranında torasik, spinal veya nörovasküler eşlik gösterir.
Ekonomik yük; Türkiye’de bir proksimal humerus kırığı ORIF olgusunun ortalama toplam maliyeti (cerrahi + implant + hospitalizasyon + rehabilitasyon + iş gücü kaybı) küçümsenemez düzeydedir; RSA olgusunda implant maliyeti belirgin daha yüksek ancak uzun dönem revizyon ve fonksiyonel dönüş maliyetleri toplam sağlık ekonomik analizinde ORIF ile yarışabilir hale gelmiştir. 2026 pratiğinde ambulatuar cerrahi (aynı gün taburculuk) uygun hastalarda toplam maliyeti düşürmüş; ‘bundled payment’ modelleri ve entegre rehabilitasyon protokolleri hasta memnuniyetini artırmıştır.
Belirtiler ve Muayene
Omuz kırığının klasik klinik triadı; ani şiddetli omuz-üst kol ağrısı, hızla gelişen şişlik-ekimoz ve kolun aktif-pasif hareket ettirilememesidir. Ekimoz sıklıkla ilk 24-72 saatte üst kolun medialine ve göğüs duvarına yayılır; bu ‘Hennequin bulgusu’ proksimal humerus kırıklarında karakteristiktir ve klinik şüpheyi kuvvetlendirir. Palpasyonla proksimal humerus, akromion, klavikula (özellikle midşaft) veya skapula spina üzerinde noktasal hassasiyet vardır.
Klavikula midşaft kırığında omuz kompleksi tipik olarak öne, aşağı ve mediale yer değiştirir; deri altında keskin fragman palpabl olabilir. ‘Tent bulgusu’ (deri altında sivrilmiş fragman) acil cerrahi endikasyonudur çünkü içeriden dışarıya cilt delinmesi ve açık kırığa dönüşüm riski taşır. Akromioklaviküler bileşke, glenohumeral eklem çevresi ve sternoklaviküler eklem üzerinde ayrı ayrı hassasiyet değerlendirilir; birlikte yaralanmalar (floating shoulder, panklaviküler yaralanma) atlanmamalıdır.
Nörovasküler muayene her hastada standarttır: aksiller sinir (deltoid motor kontraksiyonu palpasyonla, humerus başı laterali duyu ‘regimental badge’), muskülokütanöz sinir (ön kol lateral duyu, biseps motor), radyal sinir (bilek ekstansiyonu, başparmak abdüksiyonu), median-ulnar sinir (kavrama ve intrinsik el fonksiyonu) ve brakial pleksus tümüyle değerlendirilir. Distal nabızlar (radyal, ulnar) palpe edilir ve gerektiğinde brakial-brakial indeks veya CT-anjiyografi yapılır. Skapulotorasik dissosiyasyon şüphesinde büyük damar ve pleksus yaralanması nedeniyle hasta hemodinamik olarak izlenir ve acil vasküler cerrahi konsültasyonu istenir.
Cilt bütünlüğü, ekimoz paterni, kompartman gerginliği ve varsa büller (hemorajik – yumuşak doku hasarı yüksek göstergesi) fotoğraf ile dokümante edilir. Yumuşak doku hasarı yüksek olgularda cerrahi zamanlama ötelenir ve wrinkle test pozitifleşince (genellikle 7-14 gün) definitif cerrahi planlanır.
Görüntüleme
İlk basamak; omuz kompleksinin ‘travma serisi’ radyografileridir: gerçek AP (Grashey; skapula planında, tanjansiyel glenohumeral ilişki), skapular Y (lateral) ve aksiller (Velpeau ya da modifiye aksiller) grafiler. Aksiller grafi; posterior çıkığı (kaçırılan glenohumeral posterior çıkık epilepsi ve elektrik şoku sonrası klasik olarak atlanır), glenoid ön-arka duvar kırığını ve tüberkül deplasmanını ortaya koymada kritiktir. Ağrı nedeniyle çekilemediğinde Velpeau tekniği; hastanın kolu askıda iken supin pozisyonda beam’in kraniyokaudal yönlendirilmesi ile alınır.
Klavikula için AP ve 15-30° kraniyal eğik grafi; skapula için AP, skapuler Y ve aksiller görüntüler standarttır. BT; Neer 3-4 parça proksimal humerus kırıklarında (özellikle kalkar bütünlüğü, headsplit tanısı ve tüberkül deplasman analizinde), glenoid kırıklarında (Ideberg sınıflaması, ‘bone loss’ hesaplaması) ve skapula gövde-boyun kırıklarında 2026 altın standardıdır; 3D BT rekonstrüksiyonu preoperatif planlamada rutin kullanılır. Aksiyel BT kesitleri; humerus başı retroversiyon ve tüberkül rotasyonel deplasman ölçümünde eşsizdir.
MR; rotator cuff patolojisi eşliği (özellikle 60 yaş üstünde gizli tam kat yırtık), humerus başı avasküler nekrozunun erken tespiti (perfüzyon ağırlıklı ve T2 STIR ödem paterni), gizli non-deplase kırık şüphesi (özellikle yaşlıda büyük tüberkül izole kırığı) ve brakial pleksus incelemesinde uygulanır. Ultrasonografi; büyük tüberkül izole kırıklarında ve rotator cuff eşlik değerlendirmede yardımcıdır ve hasta-yanında yapılabilir. Anjiyografi; skapulotorasik dissosiyasyon veya subklavian damar yaralanması şüphesinde endikedir; CT-anjiyografi 2026 pratiğinde acil serviste ilk tercihtir.
Sınıflamalar
Neer Sınıflaması (Proksimal Humerus)
Neer sınıflaması; proksimal humerusun dört anatomik parçasına dayalı olarak deplasmanı 1 cm ve/veya açılanmayı 45° eşiği ile gruplayan sistemdir: 1 parça (deplasmansız; tüm kırıkların yaklaşık %80’i), 2 parça (anatomik boyun, cerrahi boyun, tuberkulum majus veya tuberkulum minus), 3 parça (cerrahi boyun ile birlikte tuberkulum majus veya minus deplasmanı) ve 4 parça (tüm parçalar deplase). Head-split (baş içi eklem yüzeyi kırığı) ve kırıklı çıkık ayrı alt tipler olarak değerlendirilir.
AO/OTA Sınıflaması
AO/OTA (11-A/B/C) sınıflaması; ekstraartiküler (A), parsiyel artiküler (B) ve tam artiküler (C) olarak radyografik segmentasyonu ölçer ve 2026 pratiğinde radyolojik karar destek algoritmalarında paralel kullanılır. Modern yapay zeka sistemleri her iki sınıflamayı otomatik olarak üretebilmektedir.
Klavikula: Allman/Robinson
Klavikula kırıkları anatomik yerleşime göre Allman sınıflaması ile üçe ayrılır: Grup I (midşaft; %75-80), Grup II (lateral; %15-20), Grup III (medial; %5). Neer alt sınıflaması lateral kırıkları korakoklaviküler ligamentle ilişkiye göre gruplar; Neer Tip II (ligament altında, kaynamama riski yüksek) ve Tip V (intraartiküler) cerrahi endikasyonlara sahiptir. Robinson sınıflaması (Tip 1A/1B, 2A/2B, 3A/3B); anatomik yerleşim + deplasman + kominüsyon esasına dayanır ve klinik karar için 2026 pratiğinde en sık kullanılan sistemdir.
Glenoid: Ideberg
Ideberg sınıflaması glenoid kırıklarını altı tipe ayırır: Tip Ia (anterior rim), Tip Ib (posterior rim), Tip II (glenoid ile birlikte inferior fragman ve skapula gövdesine uzanım), Tip III (süperior fragman ve akromion/korakoid uzanımı), Tip IV (transvers glenoid), Tip V (kombine transvers ve inferior), Tip VI (kominüsyonlu). Bone loss hesaplaması ve Bankart eşdeğeri kemik yaralanmalarında Latarjet gereksinimi bu sınıflama ile belirlenir.
Acil Yaklaşım
Acil serviste omuz kırığı; ATLS protokolüne göre başlar. Yüksek enerjili yaralanmada polytravma (torasik yaralanma, pnömotoraks, hemotoraks, servikal-torasik omurga yaralanması, kafa travması, intraabdominal yaralanma) sistematik olarak taranır. Skapula gövde kırığı; ipsilateral torasik yaralanma göstergesidir ve akciğer BT’si ile taranmalıdır. Kolun geçici immobilizasyonu askı veya sling-and-swathe ile sağlanır; buz uygulaması ve elevasyon ödemi azaltır. Analjezi; 2026 pratiğinde çok modlu yaklaşımla NSAID (kısa süreli), asetaminofen, gerektiğinde düşük doz opioid ve rejyonel bloklar (interskalen, süprakaviküler) ile sağlanır. Açık kırıklarda 6 saat içinde IV antibiyotik (sefazolin ± gentamisin) başlanır ve acil cerrahi debridman planlanır (aşağıda ayrıca ele alınır).
Proksimal Humerus Kırığı Tedavisi
Konservatif Tedavi
1 parça (deplasmansız, minimal deplase) ve seçilmiş stabil 2-3 parça (özellikle impacted valgus) kırıklar konservatif tedaviye uygundur. Kol askısı veya Velpeau bandajı ile 2-3 hafta immobilizasyon uygulanır; erken (7-10 gün) sarkaç egzersizleri başlatılır. 3. haftada pasif ROM (koltuklu limit), 6. haftada aktif asistli ROM, 8-12. haftada aktif ROM ve güçlendirme başlatılır. PROFHER-2 (2022) çalışması; deplase 3-4 parça kırıklarda konservatif tedavi ile ORIF/hemiartroplasti arasında 2 yıllık DASH skorunda anlamlı fark göstermezken; 70-75 yaş üstü hastada RSA’nın belirgin üstünlüğünü ortaya koymuştur.
PHILOS Kilit Plak ile ORIF
PHILOS (Proximal Humeral Internal Locking System) plağı; 2026 pratiğinde ORIF için altın standart implanttır. Cerrahi yaklaşım klasik delto-pektoral (anterior); alternatif anterolateral akromion-splitting yaklaşımı (aksiller sinir dikkatle korunur) minimal invaziv seçenektir. Fiksasyon prensipleri: (1) subkondral kilitli vidalar (‘king pin’, humerus başında ≥5 vida), (2) medial kalkar vidası (primer fiksasyon başarısızlığını %30-50 azaltır), (3) tüberküllerin yüksek dirençli süturlerle plak deliklerinden geçirilen ‘tension band’ augmentasyonu, (4) osteoporotik kemikte fibula strut allogreft veya bioaktif kemik çimentosu augmentasyonu. 2026 pratiğinde 3D baskılı hasta özelinde plak yerleşim jigleri ve vida trajektuar kılavuzları rutin kullanılmaktadır.
İntramedüller Çivi
Modern proksimal humerus çivileri (‘straight nail’ ya da lateral entry) seçilmiş 2 parça cerrahi boyun kırıklarında ve patolojik kırıklarda tercih edilir. Lateral entry noktası rotator cuff’ı korumada avantajlıdır; multipl kilit vida seçenekleri distal ve proksimal fiksasyonu güçlendirir. İntramedüller çivi; ORIF’e göre daha küçük insizyon ve daha az periosteal diseksiyon avantajı sunar ancak tüberkül fiksasyonu ve rotator cuff yönetiminde plak kadar esnek değildir.
Hemiartroplasti
Geleneksel olarak 4 parça anatomik boyun ve head-split kırıklarında ilk seçenekti; 2026 pratiğinde 65-70 yaş altı, intakt rotator cuff’lu, aktif hastada seçilmiş olgularda hâlâ uygulanır. Başarı; tüberkül anatomik uniyonuna kritik olarak bağlıdır; tuberkulum non-uniyonu veya malunion hemiartroplastinin yenilgisidir ve RSA ile revizyon gerektirir. Bu nedenle osteoporotik yaşlı hastada hemiartroplasti neredeyse tamamen RSA lehine terk edilmiştir.
Ters Omuz Protezi (RSA)
RSA; glenoid tarafına top, humerus tarafına yuva yerleştirilerek rotator cuff’tan bağımsız çalışan biyomekanik prensibe dayanır ve deltoidin öne itme kolunu artırarak fonksiyonel yükseltme sağlar. 2026 pratiğinde endikasyonlar: 70-75 yaş üstü kompleks 3-4 parça Neer kırığı (özellikle head-split, anatomik boyun, tüberkül kaybı ile birlikte), primer ORIF başarısızlığı, kronik kırıklı çıkık ve mal-uniyon, kırık öncesi masif rotator cuff yırtığı, patolojik kırık ve tümör rezeksiyonu sonrası rekonstrüksiyon. Modern ‘onlay’ 135° tasarım, lateralized glenosphere ve uncemented humerus stem; skapular notching, akromion kırığı ve komplikasyon oranlarını klasik ‘Grammont’ tasarıma göre belirgin düşürmüştür.
Klavikula Kırığı Tedavisi
Deplasmansız veya minimal deplase midşaft kırıkları kol askısı veya 8 bandajı ile 6-8 hafta konservatif tedavi edilir. Ancak deplase midşaft kırıklarında (2 cm’den fazla kısalık, %100’den fazla deplasman ya da Z-tipi), kominüsyonlu ve yüksek talepli genç aktif hastada 2026 pratiğinde süperior veya anterior kilit plak ile ORIF standart yaklaşımdır. Canadian Orthopaedic Trauma Society (COTS) randomize kontrollü çalışması; deplase midşaft klavikula kırıklarında plaklamanın konservatif tedaviye göre daha düşük kaynamama, mal-uniyon oranı ve daha yüksek DASH- Constant skorları ile ilişkili olduğunu göstermiştir.
Süperior kilit plak; daha güçlü biyomekanik profil sunar ancak donanım rahatsızlığı yüksektir ve elden geri çıkarma cerrahisi ihtiyacı %25-30’a çıkabilir. Anterior plaklama; daha kozmetik ve daha az donanım rahatsızlığı gösterir; ancak daha az güçlü fiksasyon sağlar. Alternatif elastik intramedüller çivi (ESIN, Sonoma CRx); minimal invaziv fiksasyon sağlar, daha kozmetik yara izi ve daha az donanım rahatsızlığı avantajı sunar ancak deplase kominüsyonlu kırıkta rotasyonel kontrol yetersizdir.
Lateral (distal) klavikula kırıklarında Neer Tip II ve Robinson 3B varyantları; korakoklaviküler ligament altında kaldığı için kaynamama riski %25-30’dur. Hook plak, distal klavikula kilit plağı veya süspansiyon (arthroscopic AC stabilizasyon, TightRope-DogBone) tercih edilir. Medial klavikula kırıkları nadirdir; sternoklaviküler eklem stabilitesi ve mediastinal yapı (büyük damar, özofagus, trakea) yaralanması ekartasyonu için BT ve gerekirse anjiyografi standarttır.
Skapula ve Glenoid Kırıkları Tedavisi
Skapula gövde kırıklarının %80-90’ı konservatif tedavi edilir: askı ile 2-3 hafta immobilizasyon, ardından erken pasif ROM. Cerrahi endikasyonlar: glenopolar açı 22°’den küçük, glenoid boyun medializasyonu 20 mm’den fazla, skapula gövde açılanması 45°’den fazla, glenoid deplasmanı 4 mm’den fazla veya artiküler basamak, ‘floating shoulder’ (aynı taraf klavikula ve glenoid boyun kırığı birlikte) klinik olarak instabil ise. Skapula posterior (Judet) yaklaşımı veya modifiye Judet ile gövde ve boyun kırıkları anatomik plaklarla fikse edilir.
Glenoid rim kırıkları (Bankart eşdeğeri kemik lezyonu); glenoid ‘bone loss’ %13.5-15’in üzerinde ise artroskopik veya açık ORIF standarttır; masif kayıp ve tekrarlayan instabilitede Latarjet-Bristow prosedürü (korakoid prosesin subskapularis altından glenoid ön yüzüne transferi) 2026 pratiğinde altın standart tedaviye ulaşmıştır. Artroskopik Latarjet ve Bone Block (iliak krest greft, distal klavikula otogreft veya distal tibia allogreft) prosedürleri tekniğe hakim merkezlerde giderek yaygınlaşmaktadır. Glenoid fossa transvers kırıklarında (Ideberg IV-V) posterior veya süperior yaklaşımlarla intraartiküler basamak yönetimi anatomik redüksiyon prensibine dayanır.
Skapulotorasik dissosiyasyon; hayatı tehdit eden bir yaralanmadır ve genellikle brakial pleksus/subklavian damar yaralanması eşliğinde total ekstremite kaybı ile sonuçlanır. Erken vasküler onarım, klavikula fiksasyonu ve pleksus rekonstrüksiyonu multidisipliner ekip yaklaşımı ile yürütülür; ancak fonksiyonel sonuç genellikle kötüdür.
Çocukta Omuz Kırığı
Çocukta proksimal humerus kırıkları; büyüme plakları henüz açık olduğu için büyük remodeling potansiyeli taşır. Salter- Harris sınıflaması kılavuz alınır; en sık SH Tip II (metafiz fragmanı ile plak ayrılması) görülür. Adölesan olmayan çocukta 45° açılanma ve %50 deplasman remodeling ile toparlanabilir; ancak 12 yaş üstü ve 2 yıldan az büyüme kalan çocukta cerrahi eşik düşer. Konservatif tedavi: askı ve Velpeau bandajı ile 3-4 hafta immobilizasyon, ardından erken ROM. Cerrahi endikasyonlar: açık kırık, polytravma, yüksek deplasman ve dar remodeling potansiyeli, nörovasküler yaralanma ve kırıklı çıkık. Fiksasyon; K-teli veya elastik intramedüller çivi (Titanium ESIN) ile minimal invaziv yaklaşım tercih edilir; genç çocukta plak fiksasyonu büyüme plağına zarar verebilir.
Klavikula midşaft kırıkları çocukta neredeyse daima konservatif iyileşir. Skapula kırığı çok nadirdir ve yüksek enerjili yaralanma göstergesidir; nonaksidental travma (NAT) değerlendirmesi gerekir. Yenidoğan klavikula kırığı %0.4-3.5 doğum yaralanması olarak görülür ve 2-3 haftada spontan kaynar; hiçbir immobilizasyon gerektirmez, aile bilgilendirilmesi yeterlidir.
Osteoporotik Yaşlı Hastada Tedavi Algoritması
65 yaş üstü, özellikle postmenopozal kadın hastada osteoporotik zemin sıklıkla eşlik eder. DEXA taraması, D vitamini/kalsiyum yerine koyma, bifosfonat/denosumab/romosozumab tedavisi ve düşme önleme programı sekonder kırığı önlemede standarttır. Cerrahi karar; hasta biyolojik yaşı, komorbidite yükü (Charlson, ASA), kırık öncesi fonksiyonel durum ve kognitif rezerve göre bireyselleştirilir.
70-75 yaş üstü kompleks 3-4 parça kırıklarda RSA; belirgin daha yüksek Constant, DASH ve OSS skorları ve daha düşük revizyon oranı ile 2026 altın standardıdır. Osteoporotik ORIF olgularında; kalkar vidası, subkondral king-pin vidalar, fibula strut allogreft augmentasyonu ve tuberkulum tension band süturasyonu birincil fiksasyon başarısızlığını azaltır. Erken mobilizasyon; dekondisyon, DVT ve pulmoner komplikasyonları önlemek için kritiktir.
Açık Kırık Yönetimi
Açık omuz kırıkları nadirdir ancak yönetim ilkeleri diğer uzun kemik açık kırıkları ile aynıdır: (1) 1 saat içinde IV antibiyotik (Gustilo Tip I-II sefazolin, Tip III sefazolin + aminoglikozid ± metronidazol), (2) tetanoz profilaksisi, (3) acil serviste steril kapama ve fotoğraf dokümantasyonu, (4) 6 saat içinde ameliyathanede agresif debridman ve irrigasyon (‘low-pressure’), (5) fraktürün geçici veya definitif stabilizasyonu, (6) yumuşak doku örtümü (primer kapama, VAC, serbest flep). Gustilo-Anderson sınıflaması; yumuşak doku hasar derecesine göre üç ana grup (Tip I, II, III A/B/C) içerir ve prognozu belirler. Klavikula ve proksimal humerus açık kırıkları genellikle içeriden dışarıya (‘inside-out’) delinme sonucu görülür.
Cerrahi Teknikler ve Yaklaşımlar
Delto-pektoral yaklaşım; proksimal humerus ORIF ve artroplastisi için klasik seçenektir. Sefalik ven medialize edilir veya lateralize edilir; deltoid ve pektoralis majör arası aralık açılır; klavipektoral fasya insize edilir ve konjoint tendon medialize edilir; aksiller sinir dikkatli palpasyonla korunur (tug testi). Anterolateral akromion- splitting yaklaşım; minimal invaziv ORIF ve intramedüller çivi için tercih edilir; aksiller sinir insersiyon noktasından 5 cm distale kadar dikkatlice diseke edilir.
Klavikula için süperior yaklaşım; kutanöz nörografi ile supraklaviküler sinir dallarının korunması esastır. Alternatif olarak anterior-inferior yaklaşım; daha kozmetik yara izi sunar. Skapula posterior için Judet veya modifiye Judet yaklaşımı; infraspinatus ve teres minor kaslarını koruyarak skapula gövde ve boynuna geniş erişim sağlar. Anterior glenoid için delto-pektoral, posterior glenoid için Kocher-Langenbeck benzeri modifiye posterior yaklaşımlar tercih edilir. Artroskopik Latarjet; öğrenme eğrisi yüksek ancak minimal invaziv ve anatomik doğruluğu yüksek bir seçenektir.
2026 pratiğinde robotik navigasyon; özellikle RSA glenoid komponent yerleşiminde version-inklinasyon doğruluğunu 2-3° hataya düşürmüş, ‘augment’ ve ‘custom’ glenoid tasarımlarında 3D baskılı kılavuz jiglerinin kullanımını kolaylaştırmıştır. Preoperatif planlama yazılımları (Blueprint, Exactech GPS, Perform+, TrueSight); hasta özelinde implant seçimi ve vida trajektuar analizi sunar.
Komplikasyonlar
Yara enfeksiyonu ve yüzeyel dehisens (%1-4); derin enfeksiyon (%0.5-2, RSA’da %1-3); avasküler nekroz (özellikle 4 parça anatomik boyun kırığında %30-100); mal-uniyon ve non-uniyon (proksimal humerus %5-10, klavikula midşaft konservatif %15-20, plaklama sonrası %2-5); tuberkulum majus non-uniyonu (hemiartroplastinin en sık başarısızlık nedeni); aksiller sinir yaralanması (%5-30); adeziv kapsülit ve postoperatif sertlik; heterotopik ossifikasyon (özellikle politravmalı hastada); post-travmatik glenohumeral osteoartrit; skapular notching (RSA’da klasik Grammont tasarımda %50-90, modern ‘onlay’ 135° tasarımda %5-15); akromion ve skapula spina stres kırığı (RSA’da %1-4); donanım rahatsızlığı ve donanım çıkarma gerekliliği (klavikula plaklamada %25-30) sayılabilir.
DVT ve pulmoner emboli; üst ekstremite immobilizasyonu ile ilişkili olarak daha az sıklıkta olsa da özellikle politravmalı ve yatak istirahatinde kalan yaşlı hastalarda risk taşır. 2026 pratiğinde Caprini risk skorlaması ile bireyselleştirilmiş mekanik ve farmakolojik profilaksi uygulanır.
Rehabilitasyon
Rehabilitasyon; kırık paternine, fiksasyon tipine ve doku kalitesine göre bireyselleştirilir. Genel şema: erken pasif sarkaç ve elin-el bileğinin-dirsegin aktif ROM egzersizleri (0-2 hafta), pasif asistli glenohumeral ROM (2-6 hafta), aktif asistli ROM (6-8 hafta), aktif ROM ve izometrik güçlendirme (8-12 hafta), dirençli güçlendirme ve fonksiyonel geri dönüş (3-6 ay). RSA sonrası rehabilitasyon; deltoid fonksiyonuna odaklanır ve tuberkulum uniyonuna bağımlı olmadığı için daha hızlı ilerler.
Fonksiyonel değerlendirme skorları; Constant-Murley, DASH, Oxford Shoulder Score (OSS), Simple Shoulder Test (SST) ve American Shoulder and Elbow Surgeons Score (ASES) kullanılır. Sporcuda ‘return to play’ kriterleri; ağrısız tam ROM, karşıya göre 90%+ izokinetik güç, propriyoseptif ve nöromusküler kontrol testleri ile belirlenir. 2026 pratiğinde giyilebilir IMU sensörler; postoperatif ROM ve immobilizasyon uyumunu gerçek zamanlı izler ve tuberkulum non-uniyon riskini önceden bildirir.
Yapay Zeka ve 2026 Klinik Pratiği
Yapay zeka; radyografide okült ve non-deplase proksimal humerus, klavikula ve skapula kırıklarının tespitinde %93-96 duyarlılık sunar. Otomatik Neer parça sayımı ve AO/OTA sınıflaması; humerus başı deplasman ve angulasyon ölçümleri; tüberkül deplasman analizi; glenoid ‘bone loss’ hesaplaması (Pico method, best-fit sirküler analiz) ve Ideberg sınıflaması BT üzerinden otomatik segmentasyon ile sağlanır. Humerus başı canlılığı ve Hertel öngörü kriterlerinin otomatik hesaplanması AVN risk tahminine olanak verir; bu çıktı ORIF vs. birincil artroplasti kararında karar destek olarak kullanılır.
3D baskılı hasta özelinde vida-yönlendirici kılavuzlar, PHILOS plak yerleşim jigleri, ‘augment’ glenoid tasarımları ve RSA/hemiartroplasti planlama rutin uygulanmaktadır. Robotik navigasyon destekli glenoid komponent yerleşimi RSA olgularında version-inklinasyon doğruluğunu 2-3° hataya düşürmüştür. Giyilebilir sensörler; postoperatif ROM ve immobilizasyon uyumunu izler; kaynamama ve DVT erken uyarı sistemleri klinik iş akışlarına entegre edilmiştir.
Ancak yapay zeka; ortopedi ve travmatoloji uzmanının yerine geçmeyen bir karar destek katmanıdır. Klinik yargı, hasta- doktor iletişimi ve etik değerler her zaman önceliklidir. Türkiye’de 2026 pratiğinde ‘AI-augmented’ omuz merkezleri; algoritma doğruluğunun düzenli lokal validasyonu, veri yönetiminde KVKK uyumu ve şeffaf hasta bilgilendirmesi ile ilerlemektedir.
Sık Sorulan Sorular
Omuz kırığı nedir?
Omuz kırığı; omuz eklemini oluşturan ve stabilize eden kemik yapılarda meydana gelen kırıkları ifade eder ve dört ana grup içerir: (1) proksimal humerus kırıkları (humerus başı, anatomik boyun, cerrahi boyun, tuberkulum majus ve tuberkulum minus), (2) klavikula (köprücük kemiği) kırıkları (medial, midşaft ve lateral), (3) skapula (kürek kemiği) kırıkları (gövde, boyun, akromion, korakoid, spina) ve (4) glenoid (skapulanın omuz eklem yüzeyi) kırıkları. Proksimal humerus kırıkları erişkin kırıklarının yaklaşık %5-6’sını oluşturur ve 65 yaş üstü kadında osteoporotik zeminde en sık üç kırıktan biridir; klavikula kırıkları tüm kırıkların %2.6-4’ünü, skapula kırıkları ise %0.4-1’ini kapsar. Anatomik olarak omuz; glenohumeral, akromioklaviküler, sternoklaviküler ve skapulotorasik olmak üzere dört farklı eklem hareketinin uyumundan doğan geniş hareket açıklığına (küresel ve serbest yatak) sahiptir; bu nedenle kırık sonrası anatomik redüksiyon ve stabil fiksasyon uzun vadeli fonksiyonel sonucu kritik biçimde belirler.
Omuz kırığı belirtileri nelerdir?
Klasik klinik triad; ani şiddetli omuz-üst kol ağrısı, hızla gelişen şişlik-ekimoz ve kolun aktif-pasif hareket ettirilememesidir. Ekimoz sıklıkla ilk 24-72 saatte üst kolun medialine ve göğüs duvarına yayılır (Hennequin bulgusu proksimal humerus kırıklarında karakteristiktir). Palpasyonla proksimal humerus, akromion, klavikula (özellikle midşaft) veya skapula spina üzerinde noktasal hassasiyet vardır. Klavikula midşaft kırığında omuz kompleksi tipik olarak öne, aşağı ve mediale yer değiştirir; deri altında keskin fragman palpabl olabilir. Nörovasküler muayene mutlaka standarttır: aksiller sinir (deltoid motor, humerus başı laterali duyu ‘regimental badge’ bölgesi), muskülokütanöz sinir (ön kol lateral duyu, biseps motor), radyal sinir (bilek ekstansiyonu), median-ulnar sinir ve brakial pleksus tümüyle değerlendirilir. Skapulotorasik dissosiyasyon şüphesinde büyük damar ve pleksus yaralanması nedeniyle hasta hemodinamik olarak izlenir. Cilt bütünlüğü, tent bulgusu (deri altında sivrilmiş fragman) ve açık yara varlığı acil cerrahi kararı belirler.
Omuz kırığında hangi görüntüleme yöntemleri kullanılır?
İlk basamak; omuz kompleksinin ‘travma serisi’ radyografileridir: gerçek AP (Grashey; skapula planında), skapuler Y (lateral) ve aksiller (Velpeau ya da modifiye aksiller) grafiler. Aksiller grafi; posterior çıkığı, glenoid ön-arka duvar kırığını ve tüberkül deplasmanını ortaya koymada kritiktir ve ağrı nedeniyle çekilemediğinde Velpeau tekniği tercih edilir. Klavikula için AP ve 15-30° kraniyal eğik grafi; skapula için AP, skapuler Y ve aksiller görüntüler standarttır. Bilgisayarlı tomografi (BT); Neer 3-4 parça proksimal humerus kırıklarında (özellikle kalkar bütünlüğü, headsplit tanısı ve tüberkül deplasman analizinde), glenoid kırıklarında (Ideberg sınıflaması, ‘bone loss’ hesaplaması) ve skapula gövde-boyun kırıklarında 2026 altın standardıdır; üç boyutlu (3D) BT rekonstrüksiyonu preoperatif planlamada rutin kullanılır. MR; rotator cuff patolojisi eşliği, humerus başı avasküler nekrozunun erken tespiti, gizli non-deplase kırık şüphesi (özellikle yaşlıda büyük tüberkül) ve brakial pleksus incelemesinde uygulanır. Ultrasonografi; büyük tüberkül izole kırıklarında ve rotator cuff eşlik değerlendirmesinde yardımcıdır. Anjiyografi; skapulotorasik dissosiyasyon veya subklavian damar yaralanması şüphesinde endikedir.
Proksimal humerus kırığında Neer sınıflaması nedir?
Neer sınıflaması; proksimal humerusun dört anatomik parçasına (humerus başı, anatomik boyun, tuberkulum majus, tuberkulum minus – cerrahi boyun bu parçaları alttaki humerus şaftından ayırır) dayalı olarak deplasmanı ≥1 cm ve/veya ≥45° açılanma kriterlerine göre gruplayan sistemdir: 1 parça (deplasmansız; tüm kırıkların %80’i, konservatif tedavi), 2 parça, 3 parça ve 4 parça kırıklar. Alt gruplarda anatomik boyun, cerrahi boyun (impacted, unstable veya comminuted), tuberkulum majus izole veya tuberkulum minus izole varyantları ile ‘head split’ (baş içi eklem yüzeyi kırığı) ve ‘fracture-dislocation’ (kırıklı çıkık) alt tipleri tanımlanır. AO/OTA sınıflaması (11-A/B/C) 2026 pratiğinde radyolojik segmentasyon ve klinik karar destek algoritmalarında paralel kullanılır. Neer sınıflaması cerrahi kararın çekirdeğidir; ancak dört parça kırıkların anatomik boyun tipinde ve head-split kırıklarda AVN riski %30-100’dür ve tedavi kararında Hertel öngörü kriterleri (medial kalkar uzunluğu <8 mm, medial hinge integritesi, anatomik boyun kırığı ile birlikte) belirleyicidir.
Proksimal humerus kırığı ameliyat gerektirir mi?
Deplasmansız veya minimal deplase (1 parça) kırıklar %80 oranında konservatif tedaviye uygundur: kol askısı veya Velpeau bandajı ile 2-3 hafta immobilizasyon, ardından erken sarkaç egzersizleri ve progresif ROM. Cerrahi endikasyonlar: (a) 2-3-4 parça deplase kırıklar, (b) tuberkulum majus deplasmanı ≥5 mm (bazı serilerde ≥3 mm; sportif ve yüksek fonksiyonel talep), (c) head-split kırıklar, (d) kırıklı çıkık, (e) açık kırık, (f) nörovasküler yaralanma eşliği, (g) patolojik kırık. Cerrahi seçenekleri: (1) PHILOS anatomik kilit plak ile ORIF – 2026 altın standardıdır; medial kalkar desteği (calcar screw) ve subkondral vidalar (‘king pin’) kritiktir. (2) İntramedüller çivi (‘straight nail’ ya da lateral entry) – seçilmiş 2 parça cerrahi boyun kırıkları ve rotator cuff koruyucu tekniklerle özellikle genç aktif hastada. (3) Hemiartroplasti – geleneksel olarak 4 parça anatomik boyun ve head-split kırıklarında tercih edilirdi. (4) Ters omuz protezi (RSA) – 2026 pratiğinde 70-75 yaş üstü, osteoporotik zeminde, tuberkulum kaybı olan, kırık öncesi rotator cuff yetmezliği olan hastada altın standart tedaviye dönüşmüştür ve hem hemiartroplastiye hem de kompleks ORIF’e karşı üstün ağrı-fonksiyon skorları göstermektedir.
PHILOS kilit plak ile ORIF nasıl yapılır?
PHILOS (Proximal Humeral Internal Locking System) plağı; anatomik ön dış lateral yerleşim için tasarlanmış, çok yönlü kilitli vida delikleri içeren titanyum bir plaktır. Cerrahi yaklaşım klasik olarak delto-pektoral (anterior) yaklaşımdır; alternatif olarak anterolateral akromion-splitting yaklaşımı (aksiller sinir dikkatle korunur) daha az yumuşak doku diseksiyonu ile uygulanabilir. Anatomik redüksiyon; tüberküllere geçici K-teli, süturler ile traksiyon ve fluoroskopi eşliğinde sağlanır. Plak akromiondan 5-8 mm distale ve bicipital olukun 5-8 mm posterioruna yerleştirilir. Fiksasyon prensipleri: (1) subkondral kilitli vidalar (‘king pin’, humerus başında subkondral bölgeye ≥5 vida), (2) medial kalkar vidası (obliğe kalkar bölgeye) – primer fiksasyon başarısızlığının %30-50’sini azaltır, (3) tüberküllerin plak deliklerinden geçirilen yüksek dirençli süturlerle (FiberWire, Orthocord) ‘tension band’ ile augmentasyonu, (4) osteoporotik kemikte fibula strut greft veya kemik çimentosu (bioactive cement) augmentasyonu. Postoperatif; 24-48 saatte pasif sarkaç, 2. haftada pasif elevasyon (koltuklu limit), 6. haftada aktif asistli, 8-12. haftada güçlendirme başlar.
Ters omuz protezi (RSA) hangi olgularda tercih edilir?
Ters omuz protezi (RSA); glenoid tarafına top, humerus tarafına yuva yerleştirilerek rotator cuff’tan bağımsız çalışan biyomekanik prensibe dayanır ve deltoidin öne itme kolunu artırarak fonksiyonel yükseltme sağlar. 2026 pratiğinde RSA endikasyonları: (1) 70-75 yaş üstü osteoporotik hastada 3-4 parça Neer kırığı (özellikle head-split, anatomik boyun, tüberkül kaybı ile birlikte), (2) primer ORIF başarısızlığı ve tuberkulum non-uniyonu, (3) kronik kırıklı çıkık ve mal-uniyon, (4) kırık öncesi masif rotator cuff yırtığı olan hasta, (5) patolojik kırık ve tümör rezeksiyonu sonrası rekonstrüksiyon. RSA’nın hemiartroplastiye göre üstünlükleri: rotator cuff’tan bağımsız aktif elevasyon (tüberkül iyileşmesine bağımlı değildir), belirgin daha yüksek ‘forward flexion’ skorları, daha düşük revizyon oranı, öngörülebilir ağrı kontrolü. Modern RSA implantlarında ‘onlay’ tasarım, 135° cephalik açılı humerus komponenti, ‘lateralized glenosphere’ ve yansız (‘uncemented’) humerus stem, komplikasyon oranını düşürmüştür. Skapular ‘notching’, akromion kırığı ve nörolojik komplikasyon (aksiller sinir gerilmesi) uzun dönem takipte izlenmektedir.
Klavikula (köprücük kemiği) kırığı nasıl tedavi edilir?
Klavikula kırıkları anatomik yerleşime göre üçe ayrılır: midşaft (Grup II Allman; %75-80), lateral (Grup I Neer/Robinson 3B; %15), medial (Grup III; %5). Midşaft kırıklarında Robinson sınıflaması (Tip 2A/2B) deplasman ve kominüsyona göre klinik kararı belirler. Klasik olarak deplasmansız midşaft kırıkları kol askısı veya 8 bandajı ile 6-8 hafta konservatif tedavi edilirdi; ancak 2026 pratiğinde deplase (>2 cm kısalık, >100% deplasman ya da yüksek deplasman), kominüsyonlu, ‘Z-tipi’ (fragmanın 90° dönmesi) ve yüksek talepli genç aktif hastada anterior veya süperior plaklama ile ORIF; kaynamama, mal-uniyon ve fonksiyonel yetersizlik oranını klinik olarak anlamlı azaltmaktadır. Süperior kilit plak (pre-contoured); daha güçlü biyomekanik profil sunar ancak donanım rahatsızlığı yüksektir; anterior plaklama daha kozmetik ve daha az donanım rahatsızlığı gösterir. Alternatif elastik intramedüller çivi (Sonoma CRx, ESIN); minimal invaziv fiksasyon sağlar. Lateral (distal) klavikula kırıklarında Neer Tip II ve Robinson 3B varyantları kaynamama riski yüksek olduğundan hook plak, distal klavikula kilit plağı veya süspansiyon (TightRope, arthroscopic AC stabilizasyon) tercih edilir. Medial klavikula kırıkları nadirdir; sternoklaviküler eklem stabilitesi ve mediastinal yapı yaralanması ekartasyonu için BT ve gerekirse anjiyografi yapılır.
Skapula ve glenoid kırıkları nasıl tedavi edilir?
Skapula kırıkları; genellikle yüksek enerjili yaralanma sonucu görülür ve %80-90 oranında torasik, spinal veya nörovasküler eşlik gösterir; bu nedenle ATLS protokolü uygulanır. Gövde kırıklarının çoğu (%80-90) konservatif tedavi edilir (askı ile 2-3 hafta immobilizasyon, ardından erken ROM). Cerrahi endikasyonlar: (a) glenopolar açı <22°, (b) glenoid boyun medializasyonu >20 mm, (c) skapula gövde açılanması >45°, (d) glenoid deplasmanı >4 mm veya artiküler basamak, (e) ‘floating shoulder’ (aynı taraf klavikula + glenoid boyun kırığı) instabilite gösteriyorsa. Skapula posterior (Judet) yaklaşımı veya modifiye Judet ile gövde ve boyun kırıkları anatomik plaklarla fikse edilir. Glenoid kırıkları Ideberg sınıflaması (Tip Ia/Ib – anterior/posterior rim, Tip II – glenoid ile birlikte inferior fragman, Tip III – süperior fragman, Tip IV – transvers, Tip V – kombine, Tip VI – kominüsyonlu) ile değerlendirilir. Anterior rim kırıkları (Bankart eşdeğeri kemik lezyonu) glenoid ‘bone loss’ >13.5-15% ise artroskopik veya açık ORIF, aksi halde artroskopik Bankart onarımı; masif kayıp ve tekrarlayan instabilitede Latarjet-Bristow (korakoid transferi) uygulanır. Skapulotorasik dissosiyasyon; hayatı tehdit eden bir yaralanmadır ve genellikle brakial pleksus/subklavian damar yaralanması eşliğinde total ekstremite kaybı ile sonuçlanır.
Aksiller sinir ve nörovasküler yaralanma nasıl yönetilir?
Aksiller sinir; proksimal humerus kırıklarında en sık yaralanan sinirdir (%5-30, bazı serilerde %58’e kadar subklinik aksonal hasar). Sinir; humerus cerrahi boynunun anterior-medialinden lateral-posterior yönde geçer ve quadrangular alandan çıkar; cerrahi boyun deplasmanı, çıkık ve delto-pektoral yaklaşım sırasında gerilme veya kesme ile hasar görebilir. Klinik değerlendirme: deltoid motor fonksiyonu (kolun 15-30° abdüksiyonu; ilk 6 hafta atrofi henüz gelişmediğinden ‘palpabl kontraksiyon’ değerlendirilir), lateral omuz duyu (regimental badge alanı). EMG-NCS 3-4 haftadan sonra bilgi verir. Çoğu (%60-70) aksiller sinir yaralanması nöropraksi olup 3-6 ayda spontan iyileşir. Konservatif yaklaşım; pasif ROM ve deltoid stimülasyonu ile 3-6 ay takip. 6 ayda iyileşme yoksa cerrahi eksplorasyon, gerekirse sinir grefti (sural sinir) veya nörotizasyon (triseps uzun başı motor dalı transferi) düşünülür. Brakial pleksus tam yaralanma; skapulotorasik dissosiyasyon veya masif traksiyon travması ile ilişkilidir ve genellikle avülsiyon paterni gösterir; erken (2-6 ay) nörotizasyon prosedürleri (Oberlin, çift Oberlin, aksesuar-supraskapular, freni-müskülokütanöz) fonksiyonel dönüşü artırır. Vasküler yaralanmalarda anjiyografi ve endovasküler/açık onarım standarttır.
Çocukta omuz kırığı nasıl tedavi edilir?
Çocukta proksimal humerus kırıkları; büyüme plakları henüz açık olduğu için büyük remodeling potansiyeli taşır. Salter-Harris (SH) sınıflaması kılavuz alınır; en sık SH Tip II (metafiz fragmanı ile plak ayrılması) görülür. Adölesan olmayan çocukta 45° açılanma ve %50 deplasman remodeling ile toparlanabilir; ancak 12 yaş üstü ve <2 yıl büyüme kalan çocukta cerrahi eşik düşer. Konservatif tedavi: askı ve Velpeau bandajı ile 3-4 hafta immobilizasyon, ardından erken ROM. Cerrahi endikasyonlar: (a) açık kırık, (b) polytravma, (c) yüksek deplasman ve dar remodeling potansiyeli (>12 yaş, >45° açılanma, >2/3 deplasman), (d) nörovasküler yaralanma, (e) kırıklı çıkık. Fiksasyon; K-teli veya elastik intramedüller çivi (Titanium ESIN) ile minimal invaziv yaklaşım tercih edilir; genç çocukta plak fiksasyonu büyüme plağına zarar verebilir. Klavikula midşaft kırıkları hemen daima konservatif iyileşir. Skapula kırığı çok nadirdir ve genellikle yüksek enerjili yaralanma göstergesidir (nonaksidental travma – NAT değerlendirmesi gerekir). Yeni doğanda klavikula kırığı %0.4-3.5 doğum yaralanması olarak görülür ve 2-3 haftada kaynar; hiçbir immobilizasyon gerektirmez.
Osteoporotik yaşlı hastada omuz kırığı tedavisi nasıl planlanır?
65 yaş üstü, özellikle postmenopozal kadın hastada osteoporotik zemin sıklıkla eşlik eder ve DEXA taraması, D vitamini/kalsiyum yerine koyma, bifosfonat/denosumab/romosozumab tedavisi ve düşme önleme programı standarttır. Cerrahi karar; hasta biyolojik yaşı, komorbidite yükü (Charlson skoru, ASA skoru), kırık öncesi fonksiyonel durum ve kognitif rezerve göre bireyselleştirilir. 2011 PROFHER ve 2022 PROFHER-2 çalışmaları; deplase 3-4 parça kırıklarda konservatif tedavi ile ORIF/hemiartroplasti arasında 2 yıllık DASH skorunda anlamlı fark göstermezken; 70-75 yaş üstü kompleks kırıklarda ters omuz protezi (RSA); belirgin daha yüksek Constant, DASH ve OSS skorları ve daha düşük revizyon oranı ile 2026 altın standardı hâline gelmiştir. Osteoporotik ORIF olgularında; kalkar vidası, subkondral ‘king pin’ vidalar, fibula strut greft augmentasyonu ve tuberkulum tension band süturasyonu birincil fiksasyon başarısızlığını azaltır. Erken mobilizasyon; dekondisyon, DVT ve pulmoner komplikasyonları önlemek için kritiktir; bu durum RSA’nın hemiartroplasti veya kompleks ORIF’e karşı bir başka üstünlüğüdür.
Omuz kırığında avasküler nekroz (AVN) riski nedir?
Humerus başı avasküler nekrozu (AVN); dört parça anatomik boyun kırıklarında %30-100 arasında değişen bir risk gösterir. Anteromedial humerusun kanlanması; arcuate arter (ascending brankı; anterior humeral sirkumfleks arterin ana dalı) ve posterior sirkumfleks arterin tuberkulum majustan giren metafizeal-diafizeal dalları tarafından sağlanır. Hertel öngörü kriterleri; 2004’te tanımlanmış ve AVN riskini yüksek doğrulukla ön görür: (a) medial kalkar uzunluğu <8 mm, (b) medial hinge integritesi bozulmuş (>2 mm deplasman), (c) anatomik boyun düzeyinde kırık, (d) 4 parça kırık paterni. Bu kriterlerden 3’ünden fazlası pozitif ise AVN riski >90%’dır. Head-split kırıklar da yüksek AVN riski taşır. Erken (3-6 ay) AVN’de subkondral radyolüsent ‘kresent’ görüntüsü ve humerus başı segmental çökme gelişir. Tedavi; genç aktif hastada core dekompresyon ± vaskülarize fibula greft; ilerlemiş çökmede hemiartroplasti veya RSA uygulanır. 2026 pratiğinde hem preoperatif MR (perfüzyon ağırlıklı) hem intraoperatif floresan anjiyografi (ICG) ile humerus başı canlılığı değerlendirilerek fiksasyon vs. birincil artroplasti kararı hassaslaştırılmaktadır.
Omuz kırığı ne kadar sürede kaynar ve iyileşme süreci nasıl?
Erişkinde konservatif tedavi edilen 1 parça proksimal humerus kırığı 6-8 haftada radyolojik kaynama, 3-4 ayda tam fonksiyonel dönüş gösterir. ORIF sonrası klinik kaynama 8-12 hafta, spora ve fiziksel işe dönüş 4-6 aydır. RSA sonrası ağrı hızla azalır; aktif elevasyon 6-12. haftalar arasında geri kazanılır ve final Constant skoru 6-12 ayda plateauya ulaşır. Klavikula midşaft kırığında konservatif tedavi ile 8-12 hafta, ORIF sonrası 6-8 haftada radyolojik kaynama ve 3-4 ayda tam fonksiyonel dönüş beklenir; kaynamama oranı deplase midşaft kırıklarında konservatif tedavide %15-20, plaklamada %2-5’tir. Skapula gövde kırıklarında konservatif 6-10 haftada iyileşir. Çocukta remodeling; büyüme plağının açık kalan yıllarına bağlı olarak dramatiktir. Kaynamayı geciktiren faktörler; sigara (nikotin kırık iyileşmesini %40 geciktirir), diyabet, D vitamini eksikliği, uzun süreli yüksek doz NSAID, steroid, malnütrisyon, enfeksiyon ve mekanik instabilitedir. Rehabilitasyon; erken pasif sarkaç (0-2 hafta), pasif asistli ROM (2-6 hafta), aktif asistli ROM (6-8 hafta), aktif ROM ve izometrik güçlendirme (8-12 hafta), dirençli güçlendirme ve fonksiyonel geri dönüş (3-6 ay) fazlarında ilerler.
Yapay zeka omuz kırığı tedavisinde nasıl kullanılıyor?
2026 pratiğinde yapay zeka; radyografide okült ve non-deplase proksimal humerus, klavikula ve skapula kırıklarının tespitinde %93-96 duyarlılık sunar. Otomatik Neer parça sayımı ve AO/OTA sınıflaması, humerus başı deplasman ve angulasyon ölçümleri, tüberkül deplasman analizi, glenoid ‘bone loss’ hesaplaması (Pico method, best-fit sirküler analiz) ve Ideberg sınıflaması BT üzerinden otomatik segmentasyon ile sağlanır. Humerus başı canlılığı ve Hertel öngörü kriterlerinin otomatik hesaplanması AVN risk tahminine olanak sağlar; bu çıktı ORIF vs. birincil artroplasti kararında karar destek olarak kullanılır. 3D baskılı hasta özelinde vida-yönlendirici kılavuzlar, PHILOS plak yerleşim jigleri ve glenoid ‘augment’ tasarımları rutin uygulanmaktadır. Robotik navigasyon destekli glenoid komponent yerleşimi RSA olgularında versiyon-inklinasyon doğruluğunu %2-3° hataya düşürmüştür. Giyilebilir sensörler; postoperatif ROM ve immobilizasyon uyumunu izler ve tuberkulum non-uniyon riskini önceden bildirir. Yapay zeka; ortopedi ve travmatoloji uzmanının yerine geçmeyen bir karar destek katmanıdır. Klinik yargı, hasta-doktor iletişimi ve etik değerler her zaman önceliklidir. Türkiye’de 2026 pratiğinde ‘AI-augmented’ omuz merkezleri; algoritma doğruluğunun düzenli lokal validasyonu ve şeffaf hasta bilgilendirmesi ile ilerlemektedir.
Ortopedi Tedavisi bir bilgi rehberidir, bir sağlık hizmeti sağlayıcısı değildir.
Bu sayfada yer alan hasta ve danışan görüşleri; ilgili doktorun, uzmanın ya da kliniğin doğrudan veya dolaylı emri, talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili danışan tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Klinik Uzmanı'nın temel amacı, sağlık alanında kamuoyunun daha iyi bilgilenmesini ve danışanların doğru klinik ile şeffaf biçimde buluşmasını sağlamaktır.
Klinik Uzmanı bir başvuru, tanı veya tedavi hizmeti değildir; hiçbir sağlık hizmeti sağlayıcısını tavsiye etmez, desteklemez veya garanti etmez. Platformda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlardan önce mutlaka yetkili bir sağlık profesyoneline danışınız; acil durumlarda 112'yi arayınız.
Tüm medikal içerikler EEAT (Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness) ilkeleri, güncel klinik kılavuzlar ve Klinik Uzmanı Medikal Redaksiyon Politikası çerçevesinde hazırlanır, hekim onayından geçer ve düzenli olarak gözden geçirilir.
Yapay zeka destekli yanıt motorları (Google AI Overviews, ChatGPT, Perplexity, Gemini) için içeriklerimiz GEO (Generative Engine Optimization) standartlarına uygun şekilde yapılandırılmıştır.