Pelvis Kırığı Tedavisi · 2026 Klinik Rehber

Pelvis Kırığı Tedavisi: Young-Burgess, Tile, Asetabulum ve Sakrum Kırıklarında Uzman Rehberi

Pelvis kırıkları; hemodinamik kararsızlık, ürogenital ve rektal yaralanma, nörolojik defisit ve uzun vadeli fonksiyonel kayıp potansiyeli nedeniyle ortopedi ve travmatolojinin en kompleks yaralanma grubunu oluşturur. Bu 2026 rehberinde Young-Burgess (APC, LC, VS, CMI) ve Tile (A-B-C / AO/OTA 61) sınıflamaları; damage control resusitasyon, pelvik binder, REBOA (Zone III), pre-peritoneal packing ve anjiyografik embolizasyon; anterior halka (eks-fix, INFIX, simfizis plaklama, süperior ramus perkütan vidalama) ve posterior halka (sakroiliak, transsakral, LC-II, spinopelvik) fiksasyonu; asetabulum kırıklarında Judet-Letournel sınıflaması ve Kocher-Langenbeck / ilioinguinal / Stoppa yaklaşımları; yaşlıda Rommens FFP sınıflaması ve akut kombine TKA; sakrum kırıklarında Denis ve Roy-Camille sistemleri; açık pelvis kırığı, üretra/mesane/rektum yaralanma yönetimi; VTE profilaksi ve yapay zeka destekli klinik iş akışları 5000+ kelimelik derinlikte uzman perspektifiyle ele alınmaktadır.

Güncelleme: 15 Temmuz 2026 ~36 dk okuma Editoryal inceleme yapıldı Kaynak temelli içerik

Kısa özet (TL;DR)

  1. Hemodinamik kararsız pelvis kırığında damage control resusitasyon; pelvik binder + akut anterior eksternal fiksatör + pre-peritoneal packing + selektif anjiyografik embolizasyon (ve gerekirse Zone III REBOA) kombinasyonuyla mortaliteyi anlamlı olarak azaltır.
  2. Tile B ve C tipi kırıklarda posterior halka fiksasyonu pelvik stabilizasyonun temelidir; robotik navigasyon ve O-arm eşliğinde perkütan sakroiliak ve transsakral vidalama 2026 altın standardıdır.
  3. Asetabulum kırıklarında Judet-Letournel sınıflaması cerrahi yaklaşımı belirler; anterior intrapelvik (Stoppa) yaklaşımı klasik ilioinguinalin yerini alma eğiliminde ve daha az invaziv, daha az kanamalı bir seçenektir.
  4. Yaşlıda kompleks asetabulum ve pelvik halka kırıklarında akut kombine total kalça protezi (ORIF + TKA) veya izole akut TKA; erken mobilizasyon ve fonksiyonel dönüşle 2026 pratiğinde giderek yaygınlaşan bir strateji olmuştur.

Pelvis Kırığı Nedir?

Pelvis kırığı; sakrum, koksiks ve çift taraflı innominat kemiklerin (ilium, iskium ve pubisin füzyonundan oluşan) meydana getirdiği pelvik halkanın ve/veya asetabulumun kemik yapısında meydana gelen kırıkları ifade eden geniş bir başlıktır. Pelvik halka; anterior olarak simfizis pubis ve posterior olarak iki sakroiliak eklem ile birleşen kapalı bir kemik-ligament kompleksidir ve tanımı gereği bir yerinden kırılmış halkanın karşı tarafında da mutlaka bir kırılma veya ligament yaralanması bulunur (‘tek yerde halka kırılmaz’ prensibi).

Pelvis kırıkları klinik olarak iki büyük kategoriye ayrılır: yüksek enerjili pelvis kırıkları (motorlu taşıt kazaları, yüksekten düşme, ezilme yaralanmaları, motosiklet ve pieton travmaları) ve düşük enerjili yetmezlik kırıkları (osteoporotik yaşlı hastada evde yerden düşme, yürüyüş sırasında düşme). Yüksek enerjili paternler sıklıkla çoklu travma bileşenidir ve mortalite %10-30 arasındadır; düşük enerjili yetmezlik kırıkları ise 2026 pratiğinde ‘Fragility Fractures of the Pelvis – FFP’ olarak sınıflandırılır ve giderek artan bir klinik yük oluşturur.

Türkiye’de 2026 travma epidemiyolojisinde motorlu taşıt kazaları hâlâ genç erişkinde pelvis kırığının en sık nedenidir. 65 yaş üstü kadın popülasyonda ise osteoporoz taraması, D vitamini/kalsiyum yerine koyma ve düşme önleme programları FFP oranını azaltmada kritik öneme sahiptir. Ortopedi Tedavisi editoryal ekibi olarak vurgularız ki bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; klinik karar için mutlaka ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Pelvis Anatomisi ve Biyomekaniği

Pelvis; sakrum ve iki innominat kemikten oluşan bir halkadır. İnnominat kemik; ilium (üst, yelpaze şeklinde), iskium (arka alt) ve pubis (ön alt) segmentlerinin triradiat kartilaj seviyesinde füzyonundan oluşur. Halkanın önden birleşme yeri simfizis pubis (fibrokartilaj eklem), arkadan birleşme yeri ise iki sakroiliak eklemdir. Sakroiliak eklem; önde zayıf anterior sakroiliak ligaman, arkada ise pelvisin en güçlü ligament kompleksleri olan posterior sakroiliak (interosseöz + kısa + uzun posterior) ligamanları, sakrotüberöz ve sakrospinöz ligamanlar tarafından desteklenir.

Biyomekanik olarak posterior halka; pelvise binen vertikal yükün %60’ından fazlasını taşır ve klinik olarak posterior halka stabilitesi pelvik kırığın prognozunu belirleyen esas parametredir. Simfizis pubis; bir ‘strut’ görevi görerek posterior halkayı korur. Sakrotüberöz ve sakrospinöz ligamanlar; sakrumun anterior rotasyonuna (nutasyon) karşı koyarak pelvik vertikal stabiliteyi sağlar. Bu iki ligaman kompleksin yırtılması; vertikal instabilite (Tile C) tanımının anatomik temelidir.

Nörovasküler yapılar; pelvis kırığında ciddi morbidite ve mortalitenin kaynağıdır. Anterior halka çevresinde ‘corona mortis’ (obturator ve eksternal iliak arter/venin anastomoz varyantı), obturator sinir ve mesane; posterior halka çevresinde L5 ve S1 sinir kökleri, iliolumbar arter, süperior gluteal arter/sinir ve pudendal sinir bulunur. Rektum, üretra, vajen ve mesane pelvik halkanın içinde yer alır ve kırıkta yaralanma potansiyeli taşır.

Belirtiler ve Muayene

Pelvis kırığı olan hastada ilk değerlendirme ATLS protokolüyle yapılır; A-airway, B-breathing, C-circulation öncelikleri sağlandıktan sonra pelvik değerlendirmeye geçilir. Palpe edilebilir kemik krepitasyonu, pelvik stabilite testinde (yalnızca bir kez ve deneyimli hekim tarafından; AP ve lateral kompresyon manevraları) hipermobilite, iliak kanatlar ve simfizis pubis üzerinde hassasiyet ana bulgulardır. Kanamayı artıracağı için tekrarlayan stabilite testinden kaçınılmalıdır.

Destot işareti (perine ve skrotum-labia ekimozu), Roux işareti (asetabulum ile büyük trokanter arası mesafe farkı), Earle işareti (rektal tuşede palpe edilebilen kemik fragmanı) klasik semiyoloji bulgularıdır. Rektal ve gerekiyorsa vajinal tuşe zorunludur; üretra yaralanması şüphesinde kateterizasyondan önce retrograd üretrografi (RUG) yapılmalıdır.

Nörolojik muayene; L5 (ayak dorsifleksiyonu, birinci web aralığı duyusu), S1 (plantar fleksiyon, ayak lateral kenarı duyusu) ve pudendal sinir (perianal duyu, anal tonus, bulbokavernöz refleks) alanlarını kapsar. Bilinç kapalı hastada FAST US ve BT trauma protokolü eşliğinde nörolojik defisit posterior halka yaralanmasının varlığına ipucu verir.

Görüntüleme

AP pelvis grafisi; ATLS zorunlu üç grafisinden biridir ve travma odasında ilk 5 dakika içinde alınmalıdır. Inlet (40° kaudal eğim) grafisi; anteroposterior deplasmanı ve pelvik halka rotasyonunu gösterir. Outlet (40° kranial eğim) grafisi; vertikal deplasmanı, sakrum foramen bütünlüğünü ve L5 seviyesini değerlendirir.

Bilgisayarlı tomografi; 2026 pratiğinde pelvis kırığı değerlendirmesinde altın standarttır. 1 mm ince kesit ve 3D rekonstrüksiyon; posterior halka anatomisini, sakrum dysmorfizmini, asetabulum kırık paternini ve vida koridorlarını haritalar. BT anjiyografi; hemodinamik kararsız veya devamlı transfüzyon ihtiyacı olan hastada aktif kontrast ekstravazasyon odağını (‘blush’) gösterir ve selektif anjiyografik embolizasyonun yol haritasıdır.

MR; sakrum yetmezlik kırıkları, okült pelvis kırıkları, triradiat kartilaj yaralanmaları (çocuk) ve lumbosakral pleksopatinin değerlendirilmesinde tamamlayıcıdır. Retrograd üretrografi; üretra yaralanması şüphesinde standarttır. Sistografi; mesane rüptürü şüphesinde intraperitoneal / ekstraperitoneal ayrımını yapar.

Young-Burgess ve Tile Sınıflaması

Young-Burgess (Mekanizma Odaklı)

Young-Burgess sınıflaması pelvik halka kırıklarını yaralanma mekanizmasına göre dört ana gruba ayırır. Anteroposterior kompresyon (APC); simfizis diastazı ve/veya vertikal ramus kırığı ile karakterizedir. APC I: simfizis diastazı 2.5 cm’den az, posterior halka sağlam. APC II: simfizis diastazı 2.5 cm’den fazla, anterior sakroiliak ligaman yırtığı, posterior sağlam (‘açık kitap’, rotasyonel instabil). APC III: tam sakroiliak ayrılma, tüm ligamanlar yırtık (rotasyonel ve vertikal instabil, en yüksek transfüzyon ihtiyacı).

Lateral kompresyon (LC); ipsilateral ramus kırığı ile karakterizedir. LC I: sakrum lateral kütle impaksiyon kırığı (en sık ve genellikle stabil). LC II: iliak kanadın posterior kısmında ‘crescent’ (hilal) kırığı, sakroiliak eklemin bir kısmı sağlam (rotasyonel instabil). LC III (‘windswept pelvis’): ipsilateral LC + kontralateral APC, en unstabil paternlerden biri. Vertikal shear (VS); hem anterior hem posterior halkada vertikal deplasman ile karakterize, en yüksek mortalite riski. Kombine mekanizma (CMI); birden fazla vektörün karışımı.

Tile / AO-OTA 61 (Stabilite Odaklı)

Tile sınıflaması pelvik halka kırıklarını stabilite temeline göre üç ana gruba ayırır ve AO/OTA 61 kodlamasıyla eşleşir. Tile A (61-A): stabil, posterior halka sağlam (izole avülsiyon, izole iliak kanat, transvers sakrum kırıkları). Tile B (61-B): rotasyonel instabil, vertikal stabil (B1 ‘açık kitap’, B2 lateral kompresyon, B3 bilateral). Tile C (61-C): hem rotasyonel hem vertikal instabil (C1 unilateral, C2 bilateral asimetrik, C3 asetabulum kırığı eşliğinde). Klinik pratikte Young-Burgess ve Tile birlikte kullanılır: Young-Burgess resusitasyon kararlarına, Tile ise cerrahi fiksasyon stratejisine yön verir.

Hemodinamik Kararsız Hasta Yönetimi

Hemodinamik kararsız pelvis kırığı; travma ünitesinde ‘damage control resusitasyon’ prensiplerine göre yönetilir ve 2026 pratiğinde eş zamanlı çok bileşenli bir yaklaşım standarttır. İlk 10 dakika içinde ATLS ABCDE, masif transfüzyon protokolü (1:1:1 eritrosit-plazma-trombosit) ve TXA (traneksamik asit) 1 g bolus + 1 g 8 saat infüzyon ilk 3 saatte başlatılır.

Pelvik binder (T-POD, SAM sling veya çarşaf sarımı) büyük trokanter seviyesinde uygulanır ve pelvik hacmi %20-30 azaltarak retroperitoneal tamponadı artırır. Uygulama seviyesi kritiktir: iliak kanat üzerinden değil trokanter hizasında sarılmalıdır. LC paterninde binder kırık fragmanlarını iç içe geçirebileceği için dikkatli olunur ve BT sonrası revize edilir. Binder 24 saatten uzun süre kalırsa cilt basınç ülseri riski oluşur; bu süre içinde definitif fiksasyon planlanmalıdır.

Kanamaya yanıt yoksa üç modalite eş zamanlı değerlendirilir: pre-peritoneal packing (özellikle venöz kaynaklı), selektif anjiyografik embolizasyon (arteriyel kaynaklı) ve REBOA (Zone III). Modern hibrit ameliyathaneler bu üç modaliteyi aynı odada uygulamayı olanaklı kılar. Akut anterior halka fiksasyonu (eksternal fiksatör veya pelvik C-clamp); ‘tampon etkisi’ ile ek stabilizasyon sağlar.

REBOA, Pre-peritoneal Packing ve Embolizasyon

REBOA (Resuscitative Endovascular Balloon Occlusion of the Aorta); femoral arter üzerinden yerleştirilen bir balon kateter aracılığıyla aortun geçici olarak kapatılmasıdır. Pelvis kırığında Zone III (infrarenal) REBOA tercih edilir ve viseral perfüzyonu korur. Endikasyon; sistolik kan basıncı 90 mmHg altında ve agresif transfüzyona rağmen yanıtsız hastadır. Balon 30-60 dakika üzerinde tutulursa iskemi-reperfüzyon hasarı riski artar; kısmi REBOA (P-REBOA) ile süresi uzatılabilir. REBOA; ‘bridge to angio-embolization’ veya ‘bridge to laparotomy/packing’ olarak kullanılır.

Pre-peritoneal packing; Denver protokolüyle bilinen ve retroperitoneal pelvik boşluğa doğrudan cerrahi tampon (laparotomi pedleri) yerleştirilmesi ile kanamanın mekanik olarak kontrol edilmesidir. Suprapubik veya kısa alt orta hat insizyondan ekstraperitoneal alana girilir, her pelvis yarısına 3 adet pad (toplam 6 pad) yerleştirilir. 24-48 saat içinde pedler çıkarılır ve gerekirse revize edilir. Anterior ex-fix ile birlikte PPP; mortaliteyi belirgin azaltır.

Anjiyografik embolizasyon; internal iliak arter dallarından (süperior gluteal, iliolumbar, obturator, internal pudendal) aktif kanamanın selektif olarak kontrol edilmesidir. Bilateral internal iliak arter proksimal embolizasyonu yerine mümkün olduğunca süperselektif yaklaşım tercih edilir; mesane, rektum ve gluteal kas nekrozunu önler. Pelvis kanamada asıl kaynağın çoğunlukla venöz ve kemik yüzeyi kaynaklı (%80-90) olduğu unutulmamalıdır.

Anterior Halka Fiksasyonu

Anterior halka fiksasyonu; pelvis stabilizasyonunun ilk basamağıdır. Eksternal fiksatör (iliak kanat pin veya supraasetabuler pin ile) hem akut resusitasyonda hem de definitif tedavide kullanılabilir; supraasetabuler ex-fix biyomekanik olarak daha stabil, hasta konforu daha yüksektir. Perkütan anterior subkütan internal fiksatör (INFIX); iki supraasetabuler pediküler vida ve subkütan longitudinal bar ile uygulanır ve ex-fix’in dezavantajlarını (pin bakımı, hasta konforu, cilt sorunu) çözer. INFIX’in lateral femoral kutanöz sinir nöropraksi oranı %20-30 civarındadır.

Simfizis plaklama; simfizis diastazında (2.5 cm üzeri, APC II-III) altın standarttır. Pfannenstiel veya suprapubik insizyondan 6 delikli 3.5-4.5 mm rekonstrüksiyon plağı ile fiksasyon sağlanır. Süperior ramus perkütan retrograd/antegrad vidalama; 6.5-8.0 mm kanüle vida ile floroskopi eşliğinde yapılır ve minimal invaziv avantaj sunar. Obturator sinir ve mesane komşuluğu deneyim gerektirir. Yaşlıda perkütan vidalama giderek altın standarttır.

Posterior Halka Fiksasyonu

Posterior halka; pelvis stabilitesinin çoğunu taşır ve Tile B2-C ile Young-Burgess APC II-III, LC II-III, VS kırıklarında posterior fiksasyon zorunludur. Perkütan sakroiliak vida; 7.3-8.0 mm kanüle vida ile S1 (ve gerekirse S2) pedikülüne floroskopi eşliğinde yerleştirilir. Dysmorfik sakrum (populasyonun %20-40’ında) vida koridorunu daraltır ve preoperatif BT ile mutlaka değerlendirilir. Inlet, outlet ve lateral floroskopik projeksiyonlar zorunludur.

Transsakral (transiliak-transsakral) vida; bilateral posterior yaralanmada tek uzun vida ile bilateral fiksasyon sağlar. U/H tipi sakrum kırıklarında ve osteoporotik zeminde stabilite avantajı sunar. LC-II vida (supraasetabuler koridor); crescent kırıklarında ve iliak kanat yaralanmalarında tercih edilir. Spinopelvik (lumbo-pelvik) fiksasyon; U-şekilli sakrum kırığı, kompleks Denis III ve nörolojik yaralanmada standarttır. 2026 pratiğinde robotik navigasyon (Mazor X, TiRobot, Cirq) ve O-arm eşliğinde vida yerleştirme; malposisyon oranını %1’in altına indirir.

Asetabulum Kırığı Tedavisi

Asetabulum kırığı; intraartiküler bir yaralanma olduğu için anatomik redüksiyon ve stabil fiksasyon post-travmatik koksartrozu önlemede kritiktir. Judet-Letournel sınıflaması; asetabulum kırıklarını beş elemanter (posterior duvar, posterior kolon, anterior duvar, anterior kolon, transvers) ve beş asosiye (posterior kolon + posterior duvar, transvers + posterior duvar, T tipi, anterior kolon + posterior hemitransvers, her iki kolon) tipe ayırır.

‘Her iki kolon’ kırığı; radyolojik olarak ‘spur sign’ ile karakterize ve tüm asetabulumun kalan iliuma tutunmadığı özellikli bir paterndir. Cerrahi yaklaşım seçimi kırık tipine göre yapılır: Kocher-Langenbeck (posterior) yaklaşım posterior duvar, posterior kolon, transvers (posterior dominant) ve T tipi kırıklarda; ilioinguinal (Letournel) yaklaşım anterior kolon, anterior duvar ve her iki kolon kırıklarında; anterior intrapelvik (Stoppa / modifiye Stoppa) yaklaşım quadrilateral yüzeye erişim gerektiren kırıklarda tercih edilir.

Kocher-Langenbeck yaklaşımında siyatik sinir korunması ve heterotopik ossifikasyon profilaksisi (indometazin veya seçilmiş radyoterapi) önemlidir. İlioinguinal yaklaşımda ‘corona mortis’, obturator sinir, iliak vasküler yapılar üç pencereden diseksiyonla korunur. Stoppa yaklaşımı; 2026 pratiğinde ilioinguinalin yerini alma eğiliminde ve daha az invaziv, daha az kanamalı bir seçenektir. Perkütan kolon vidalama; deplasmansız veya minimal deplase kırıklarda seçilmiş yaşlıda tercih edilir.

Sakrum Kırıkları (Denis, Roy-Camille)

Denis sınıflaması sakrum kırıklarını sagittal düzlemde üç zona ayırır. Zon I (transalar/lateral kütle) en sık ve nörolojik defisit oranı %6’dır. Zon II (transforaminal) nörolojik defisit oranı %28 ve L5-S1 sinir kökü tutulumu tipiktir. Zon III (santral, spinal kanal içeren) nörolojik defisit oranı %57 ve kauda equina/nörojen mesane-rektum tutulumu tipiktir. U/H tipi sakrum kırıkları spinopelvik disosiyasyona neden olur ve spinopelvik fiksasyon endikasyondur. Roy-Camille sınıflaması transvers sakrum kırıklarını üç tipe (fleksiyon, fleksiyon + posterior deplasman, fleksiyon + tam translasyon) ayırır.

Yaşlıda düşük enerjili sakrum yetmezlik kırıklarında perkütan sakroplasti (polimetilmetakrilat, PMMA çimento enjeksiyonu) veya perkütan sakroiliak/transsakral vidalama; ağrının hızla giderilmesi ve erken mobilizasyon için giderek yaygınlaşan minimal invaziv seçeneklerdir.

Yaşlıda FFP ve Akut TKA

Rommens ve Hofmann tarafından tanımlanan FFP (Fragility Fractures of the Pelvis) sınıflaması; yaşlı düşük enerjili pelvis kırıklarını dört tipe ayırır. Tip I: yalnızca anterior halka. Tip II: deplasmansız posterior halka tutulumu (IIa sakrum, IIb bilateral pubik ramus + sakrum, IIc unilateral sakroiliak eklem). Tip III: deplase unilateral posterior halka. Tip IV: deplase bilateral posterior halka. Tip I-IIa konservatif tedaviyle; Tip IIb-IIc kısa süreli konservatif dener ve yanıtsız ise perkütan cerrahi; Tip III-IV erken cerrahi (perkütan sakroiliak vidalama, spinopelvik fiksasyon veya açık ORIF) ile tedavi edilir.

Yaşlıda kompleks asetabulum ve pelvik halka kırıklarında akut kombine total kalça protezi (ORIF + TKA) veya izole akut TKA; erken mobilizasyon ve fonksiyonel dönüşle klasik ORIF’in üzerinde bir kazanım sağlar. Trabeküler metal augment, kupa-cage konstrüksiyonu ve sement-endirekt fiksasyon 2026 pratiğinde standarttır. Osteoporoz tedavisi (bifosfonat, denosumab, romosozumab), D vitamini-kalsiyum yerine koyma ve düşme önleme programı sekonder kırığı önlemede zorunludur.

Çocukta Pelvis Kırığı

Çocukta pelvis kırığı; kartilaj oranı yüksek, elastik ve remodelasyon potansiyeli yüksek bir yapıda meydana gelir. Torode-Zieg sınıflaması pediatri için standarttır: tip I avülsiyon (özellikle iliak apofiz, iskial tuberositas, ASIS, AIIS avülsiyonları), tip II iliak kanat, tip III basit halka, tip IV halka disrupsiyonu (unstabil). Tip I-III olguların büyük çoğunluğu konservatif tedaviyle; Tip IV cerrahi endikasyondur.

Triradiat kartilaj yaralanması; büyümenin erken durmasına ve dysplastik asetabuluma yol açabileceği için özel dikkat gerektirir; Bucholz sınıflaması Salter-Harris analoğudur ve tip V (kompresyon) tipik olarak gecikmiş büyüme durması ile prezente olur. Fiksasyon; perkütan vidalama, mini-fragment plaklama ve pediatrik ex-fix ile yapılır ve growth plate’den kaçınılır. Beraberindeki karın-göğüs-baş yaralanmaları çocuk pelvis kırığında sık; multidisipliner pediatrik travma yaklaşımı esastır.

Açık Pelvis Kırığı

Açık pelvis kırığı; kırığın perine, rektum, vajen, üretra veya cilt bütünlüğüne uzandığı acil bir travma paternidir ve mortalite %30-50 aralığındadır. Yönetim; ATLS ve masif transfüzyon protokolü, erken profilaktik antibiyoterapi (ampisilin-sulbaktam veya piperasilin-tazobaktam + gentamisin; ciddi kontaminasyonda metronidazol), tetanoz profilaksisi, rektal ve retrograd üretrografi ile yaralanma değerlendirmesi, yüksek riskli olguda diverting kolostomi ve/veya suprapubik sistostomi, erken agresif debridman ve jet lavaj adımlarını içerir.

Pelvis anterior halkası başlangıçta eksternal fiksatörle stabilize edilir; dahili implanttan başlangıçta kaçınılır. İkinci-üçüncü bakış debridman ve negatif basınçlı yara terapisi (NPWT) yara yönetimini destekler. Yumuşak doku iyileşmesi sağlandıktan sonra definitif fiksasyon (perkütan sakroiliak vidalama ve/veya simfizis plaklama) planlanır.

Üretra, Mesane ve Rektum Yaralanması

Üretral yaralanma; pelvis kırığının %5-15’inde eşlik eder ve klasik olarak posterior üretra (bulbomembranöz bileşke) tutulur. Klinik bulgular; üretrorajı, palpe edilemeyen prostat, glob mesane, perine hematomudur. Foley kateter yerleştirmeden önce mutlaka retrograd üretrografi yapılmalıdır; parsiyel yaralanmada yumuşak kateter denemesi, tam yaralanmada suprapubik sistostomi ve geciktirilmiş primer onarım (3-6 ay) tercih edilir. Erken endoskopik realignment seçilmiş olguda alternatif seçenektir.

Mesane yaralanması; intraperitoneal rüptürde acil laparotomi ve iki katlı primer onarım; ekstraperitoneal rüptürde 10-14 gün kateter drenajı ile konservatif izlem çoğu olguda yeterli olabilir. Rektal yaralanma; erken tanı ve diverting kolostomi + presakral drenaj ile yönetilir; distal rektal irrigasyon 2026 pratiğinde tartışmalıdır. Vajinal yaralanma; hemostaz, debridman ve erken onarım gerektirir. Ürolojik ve genel cerrahi konsültasyonları ilk saatlerde alınmalıdır.

VTE Profilaksisi

Pelvis kırığı; DVT ve pulmoner emboli riskinin yüksek olduğu ortopedik yaralanmalardandır. Profilaksisiz DVT %40-60, PE %2-10 arasında bildirilir. Mekanik profilaksi (aralıklı pnömatik kompresyon – IPC) travma ünitesine kabulde başlar ve cilt bütünlüğü izin verdiği sürece kesintisiz devam eder. Kimyasal profilaksi; kanama kontrolü sağlandıktan sonra 24-48 saat içinde LMWH (enoksaparin 40 mg/gün SC veya kilo bazlı) ile başlar; yeni oral antikoagülanlar (rivaroksaban, apiksaban) seçilmiş olguda kullanılır.

Yüksek riskli hastada (kombine travma, uzun immobilizasyon, önceki VTE öyküsü) retrievable IVC filtre değerlendirilir ve 6 hafta içinde çıkarılmalıdır. Erken mobilizasyon (24-48 saat içinde) en etkili profilakside anahtar bileşendir. Definitif tedavi sonrası kimyasal profilaksi 4-6 hafta devam eder. Kanama riski ile tromboz riski arasında bireyselleştirilmiş risk-yarar dengesi kurulur.

Rehabilitasyon

Rehabilitasyon; kırık paternine, fiksasyon tipine ve eşlik eden yaralanmalara göre bireyselleştirilir. Tile A ve stabil kırıklarda tolere edildiği kadar yük verme (WBAT) ile 4-6 haftada tam yük ve fonksiyonel dönüş sağlanır. Tile B (rotasyonel instabil) fiksasyondan sonra 6-8 hafta yaralı taraf touch-down (parmak ucu) yük verme, ardından progresif yük uygulanır. Tile C (rotasyonel + vertikal instabil) 8-12 hafta yaralı taraf yük vermeme, ardından progresif yük ve tam yük 12-16 hafta içinde gerçekleşir. Bilateral yaralanmada özel tekerlekli sandalye ve transfer eğitimi gereklidir.

Erken pasif ROM, kuadriseps ve gluteus aktivasyonu ilk günden başlar; propriyosepsiyon, denge ve core güçlendirme geç fazda uygulanır. Sporcuda tam ROM, %90+ izokinetik güç ve fonksiyonel testler ile ‘return to play’ değerlendirmesi yapılır. Nörolojik defisitli hastada mesane-rektum rehabilitasyonu, cinsel işlev danışmanlığı ve pelvik taban fizyoterapisi entegre edilir. Fonksiyonel değerlendirme skorları; Majeed, Oxford Pelvic Score ve SF-36 kullanılır.

Yapay Zeka ve 2026 Klinik Pratiği

Yapay zeka; pelvis radyografilerinde ve BT’de kırık tespiti, otomatik Young-Burgess / Tile / AO-OTA 61 / Judet-Letournel sınıflaması, sakrum Denis zon analizi ve nörolojik risk skorlaması sunar. Aktif kontrast ekstravazasyonunun otomatik tespiti ve hemodinamik risk stratifikasyonu; masif transfüzyon, REBOA / PPP / anjio karar süreçlerine entegre edilmiştir.

3D BT segmentasyonu ile hasta özelinde vida koridor haritalaması (özellikle sakroiliak ve LC-II koridoru), robotik navigasyon (Mazor X, TiRobot, Cirq, O-arm, Stealth) eşliğinde vida yerleştirme ve 3D baskılı kişiye özel plak-kılavuzları 2026 pratiğinde standarda yakın hale gelmiştir. Postoperatif kaynamama, malunion ve donanım başarısızlığı erken uyarı sistemleri; giyilebilir IMU sensörler ile yük verme uyumu ve rehabilitasyon takibi klinik iş akışına dahildir.

Yapay zeka; ortopedi ve travmatoloji uzmanının yerine geçmeyen bir karar destek katmanıdır. Klinik yargı, hasta ile şeffaf iletişim ve etik değerler her zaman önceliklidir. Türkiye’de 2026 pratiğinde ‘AI-augmented’ travma merkezleri; algoritma doğruluğunun düzenli lokal validasyonu, veri yönetiminde KVKK uyumu ve şeffaf hasta bilgilendirmesi ile ilerlemektedir.

Sık Sorulan Sorular

  • Pelvis kırığı nedir?

    Pelvis kırığı; sakrum, koksiks ve çift taraflı innominat kemiklerin (ilium, iskium, pubis) oluşturduğu pelvik halkanın ve/veya asetabulumun kemik yapısında meydana gelen kırıkları ifade eder. Anatomik olarak pelvis; simfizis pubis (anterior), sakroiliak eklemler ve sakrotüberöz-sakrospinöz ligamanlar (posterior) tarafından stabilize edilir; posterior halkanın yük taşıma kapasitesi anterior halkadan yaklaşık %60 daha yüksektir ve klinik olarak posterior halka stabilitesi pelvis kırığının prognozunu belirleyen esas parametredir. Erişkin travma vakalarında pelvis kırığı sıklığı %3-8, çoklu travmada %20’ye ulaşır ve yüksek enerjili pelvis kırıklarında (Young-Burgess APC III, LC III, VS) mortalite %10-30 aralığındadır. Yaşlıda düşük enerjili yerden düşme sonrası izole superior/inferior ramus veya sakrum lateral kütle kırıkları (‘yetmezlik kırıkları’, ‘fragility fractures of the pelvis – FFP’) belirgin şekilde artmıştır.

  • Pelvis kırığı belirtileri nelerdir?

    Klasik klinik triad; pelvik bölgede ağrı, yük vermede yetersizlik ve pelvis stabilite kaybıdır. Muayenede iliak kanatlara AP kompresyon-distraksiyon ve lateral kompresyon manevraları uygulanır; ancak bu manevralar hemodinamik kararsız hastada kanamayı artırabileceği için tekrar edilmez ve yalnızca tanısal amaçlı bir kez, deneyimli hekim tarafından yapılır. Perine, skrotum ve labiada ekimoz (Destot işareti); rektal tuşede prostatın yer değiştirmesi (yüksek riding prostate) ve palpe edilebilir kemik fragmanı, üretral kan (üretrorajı), makroskopik hematüri; pelvik hematomun retroperitoneal genişlemesi ve hemodinamik kararsızlık; ekstremite uzunluk farkı ve rotasyonel deformite kritik bulgulardır. Nörolojik muayene; lumbosakral pleksus, kauda equina, siyatik sinir (özellikle L5-S1) ve pudendal sinir tutulumunu değerlendirir. Kompleks travmada FAST ultrason ve BT trauma protokolü zorunludur.

  • Pelvis kırığında hangi görüntüleme yöntemleri kullanılır?

    İlk basamak; AP pelvis grafisi (ATLS zorunlu grafisi) ve klinik olarak endike ise inlet (40° kaudal) ve outlet (40° kranial) grafileridir; inlet grafisi anteroposterior deplasmanı, outlet grafisi ise vertikal deplasmanı en iyi gösterir. Asetabulum değerlendirmesi için Judet obturator ve iliak oblik grafileri (45°) klasik olarak alınır. Bilgisayarlı tomografi (BT); 2026 pratiğinde pelvis kırıklarının değerlendirilmesinde altın standarttır ve 3D rekonstrüksiyon rutindir; posterior halka (sakrum, sakroiliak eklem), transisyonel anatomi (dysmorfik sakrum) ve asetabulum kırık paternini haritalar, cerrahi yaklaşımı yönlendirir. BT anjiyografi; hemodinamik kararsız veya devamlı transfüzyon ihtiyacı olan hastada arteriyel kanama odağını gösterir ve anjiyografik embolizasyonun yol haritasıdır. MR; sakrum yetmezlik kırıkları, okült pelvis kırıkları, çocukta kartilajinöz komponentin değerlendirilmesi ve lumbosakral pleksopati incelemesinde yardımcıdır. Retrograd üretrografi; üretra yaralanması şüphesinde mesaneye kateterizasyon öncesi standarttır.

  • Young-Burgess sınıflaması nedir?

    Young-Burgess sınıflaması; pelvik halka kırıklarını yaralanma mekanizmasına göre dört ana gruba ve alt tiplere ayırır: (1) Anteroposterior kompresyon (APC) – simfizis diastazı ve/veya vertikal ramus kırığı ile karakterize; APC I: <2.5 cm diastaz, posterior halka sağlam; APC II: >2.5 cm diastaz, anterior sakroiliak ligaman yırtığı, posterior ligaman sağlam (‘açık kitap’, rotasyonel instabilite); APC III: tam sakroiliak ayrılma, tüm ligamanlar yırtık (rotasyonel ve vertikal instabilite). (2) Lateral kompresyon (LC) – ipsilateral ramus kırığı ile karakterize; LC I: sakrum lateral kütle impaksiyon kırığı; LC II: iliak kanadın posterior kısmında ‘crescent’ (hilal) kırığı, sakroiliak eklemin bir kısmı sağlam; LC III (‘windswept pelvis’): ipsilateral LC + kontralateral APC, en unstabil paternlerden. (3) Vertikal shear (VS) – vertikal deplasman ile karakterize, hem anterior hem posterior halkada disrupsiyon, en yüksek mortalite ve kanama riski. (4) Kombine mekanizma (CMI) – birden fazla vektörün karışımı. Young-Burgess; hemodinamik risk, transfüzyon ihtiyacı ve mortaliteyi öngörmede klasik olarak kullanılır; APC III, LC III ve VS en yüksek risk gruplarını oluşturur.

  • Tile (AO/OTA) sınıflaması nedir?

    Tile sınıflaması; pelvik halka kırıklarını stabilite temeline göre üç ana gruba ayırır ve AO/OTA 61 kodlamasıyla eşleşir: Tile A (61-A) – stabil, posterior halka sağlam (izole avülsiyon, izole iliak kanat, transvers sakrum kırıkları vb.); Tile B (61-B) – rotasyonel instabil, vertikal stabil (‘açık kitap’ – B1, lateral kompresyon – B2, bilateral – B3); Tile C (61-C) – hem rotasyonel hem vertikal instabil, posterior halka tam ayrılmış (C1: unilateral, C2: bilateral asimetrik, C3: bilateral asimetrik asetabulum kırığı eşliğinde). Klinik pratikte Young-Burgess ve Tile birlikte kullanılır: Young-Burgess mekanizma odaklı ve resusitasyon kararlarına yön verirken; Tile stabilite odaklı ve cerrahi fiksasyon stratejisine yön verir. Ayrıca 2026 pratiğinde yaşlıda ‘Fragility Fractures of the Pelvis (FFP)’ sınıflaması (Rommens ve Hofmann, tip I-IV); düşük enerjili kırıkların cerrahi kararında öne çıkmıştır.

  • Hemodinamik kararsız pelvis kırığında ilk müdahale nasıl olmalı?

    Hemodinamik kararsız pelvis kırığı; travma ünitesinde ‘damage control resusitasyon’ prensiplerine göre yönetilir. Sıralı adımlar: (1) ATLS ABCDE değerlendirmesi, masif transfüzyon protokolü (1:1:1 eritrosit-plazma-trombosit, traneksamik asit ilk 3 saatte 1 g bolus + 1 g infüzyon); (2) Pelvis stabilizasyonu için pelvik binder veya çarşaf sarımı (büyük trokanter seviyesinde, aşırı sıkma önlenir – LC paterninde binder kanamayı artırabilir, dikkat!); (3) Hemodinamik yanıt yoksa ve kanama pelvise ait düşünülüyorsa üç ana modalite eş zamanlı değerlendirilir: pre-peritoneal packing (özellikle venöz kaynaklı), anjiyografik embolizasyon (arteriyel kaynaklı, iliolumbar/süperior gluteal/internal pudendal arter) ve REBOA (Zone III – infrarenal, aort oklüzyonu); (4) Akut anterior halka fiksasyonu (eksternal fiksatör veya pelvik C-clamp) tampon etkisiyle kanamayı azaltır; (5) İntraperitoneal kanama, açık kırık veya diğer travmatik yaralanma varsa acil laparotomi. 2026 pratiğinde REBOA + pre-peritoneal packing kombinasyonu; anjio yapılamayan merkezlerde altın standart olarak kabul edilmektedir.

  • Pelvik binder nedir ve nasıl uygulanır?

    Pelvik binder (T-POD, SAM sling, Prometheus vb.); hemodinamik kararsız APC ve VS paternli pelvis kırıklarında akut kanamayı kontrol etmek için pelvik hacmi azaltan hazır tekstil sistemidir. Ev yapımı çarşaf sarımı da klinik pratikte etkilidir. Uygulama seviyesi kritik önemdedir: iliak kanatlar üzerinden değil, büyük trokanterlerin hizasında (pelvik halkanın en geniş yerinde) uygulanır; bu uygulama pelvik hacmi %20-30 azaltarak retroperitoneal tamponadı artırır. Lateral kompresyon (LC) paternlerinde binder kırık fragmanlarını iç içe geçirebilir ve kanamayı artırabilir, bu nedenle LC şüphesinde dikkatli uygulanır ve BT sonucu görülünce revize edilir. Binder 24 saatten uzun süre kalırsa cilt basınç ülseri riski oluşur; 24 saat içinde definitif tedavi (anterior fiksatör, INFIX veya ORIF) planlanmalıdır. Pelvik binder mortaliteyi %10-20 azaltan basit ve etkili bir müdahaledir.

  • REBOA nedir ve pelvis kırığında ne zaman kullanılır?

    REBOA (Resuscitative Endovascular Balloon Occlusion of the Aorta); femoral arter üzerinden yerleştirilen bir balon kateter aracılığıyla aortun geçici olarak kapatılması ve distal kanamanın kontrol edilmesidir. Aort üç zonda tanımlanır: Zone I (supraceliac – diyafram altı, celiak üzeri); Zone II (viseral – çölyak-renal); Zone III (infrarenal – renal altı, aort bifürkasyonu üzeri). Pelvis kırığında Zone III REBOA; pelvik ve alt ekstremite kanaması kontrolünde tercih edilir ve viseral perfüzyonu korur. Endikasyon; hemodinamik kararsız pelvis kırığı, sıvı yanıtı yetersiz, agresif transfüzyona rağmen sistolik kan basıncı 90 mmHg altında, cerrahi kanama kontrolü için köprüleme gerekli olan hastalardır. Kontrendikasyon; aort diseksiyonu, torasik aort travması, iyi kontrollü kanama ve REBOA sonrası definitif tedavi imkanının olmayışıdır. Balon 30-60 dakika üzerinde tutulursa iskemi-reperfüzyon hasarı ve akut böbrek hasarı riski artar; kısmi REBOA (P-REBOA) ile balon şişme oranı ayarlanarak süresi uzatılabilir. 2026 pratiğinde REBOA; ‘bridge to angio-embolization’ veya ‘bridge to laparotomy/packing’ olarak kullanılır.

  • Pelvis kırığında pre-peritoneal packing nedir?

    Pre-peritoneal packing (PPP); Denver protokolü olarak da bilinen, retroperitoneal pelvik boşluğa doğrudan cerrahi tampon (laparotomi pedleri) yerleştirilmesi ile venöz ve prevesiküler kanamanın mekanik olarak kontrol edilmesidir. Suprapubik veya kısa alt orta hat insizyondan ekstraperitoneal alana girilir, 3 adet lap ped her pelvis yarısına (paravesiküler ve sakroiliak alan) yerleştirilir; toplam 6 ped kullanılır. PPP; anjiyografi imkanı olmayan merkezlerde veya anjiyografiye köprü olarak 2026 pratiğinde standart bir teknik haline gelmiştir. PPP sonrası hastalar 24-48 saat içinde tekrar ameliyathaneye alınarak paketler çıkarılır ve gerekirse revize edilir. Anterior halka eksternal fiksatörü ile birlikte PPP; hemodinamik kararsız hastada mortaliteyi belirgin olarak azaltır ve merkezinize sunulan REBOA + PPP + anjio yolakları klinik olarak sinerjistiktir.

  • Anjiyografik embolizasyon ne zaman yapılır?

    Anjiyografik embolizasyon; pelvis kırığında arteriyel kanamanın (özellikle internal iliak arter dallarından – süperior gluteal, iliolumbar, obturator, internal pudendal) selektif olarak kontrol edilmesidir. Endikasyon: (1) BT anjiyografide aktif kontrast ekstravazasyonu; (2) devamlı transfüzyon ihtiyacı (>4 ünite/24 saat); (3) hemodinamik yanıt PPP + fiksatör sonrası yetersiz; (4) 60 yaş üstü hasta (arteriyel kanama olasılığı daha yüksek). Bilateral internal iliak arter proksimal embolizasyonu (gelatin sünger, koil, PVA parçacıkları); mesane, rektum ve gluteal kas nekrozunu önlemek için mümkün olduğunca distal ve süperselektif yapılmalıdır. Modern hibrit ameliyathaneler; ORIF, anjio ve REBOA’nın aynı odada eş zamanlı uygulanmasına olanak tanır. Pelvik kanamada asıl kaynak sıklıkla venöz veya kemik yüzeyi kaynaklıdır (%80-90); dolayısıyla ‘anjiyografi her hastaya gerekli’ yaklaşımı yerine multimodal (fiksatör + PPP + selektif anjio) yaklaşım 2026 klinik pratiğidir.

  • Pelvis kırığında anterior halka nasıl fikse edilir?

    Anterior halka fiksasyonu; pelvis stabilizasyonunun ilk basamağıdır ve dört ana modalite ile yapılır: (1) Eksternal fiksatör (ex-fix) – iliak kanat pin veya supraasetabuler (LC-II koridoru) pin uygulaması ile akut resusitasyonda ve/veya definitif tedavide kullanılır; supraasetabuler ex-fix biyomekanik olarak daha stabil, hasta konforu daha yüksek ve pin gevşemesi daha azdır. (2) Perkütan anterior subkütan internal fiksatör (INFIX) – iki supraasetabuler pediküler vida ve subkütan longitudinal bar ile; ex-fix’in dezavantajlarını (pin bakımı, hasta konforu, cilt sorunu) çözer, ancak lateral femoral kutanöz sinir yaralanma riski (%20-30 nöropraksi) taşır. (3) Simfizis plaklama – simfizis diastazında (>2.5 cm, APC II-III) altın standart; Pfannenstiel veya suprapubik insizyondan 6 delikli 3.5-4.5 mm rekonstrüksiyon plağı ile. (4) Süperior ramus perkütan retrograd/antegrad vidalama – 6.5-8.0 mm kanüle vida ile floroskopi eşliğinde; obturator sinir ve mesane komşuluğu nedeniyle deneyim gerektirir, ancak minimal invaziv ve erken mobilizasyon avantajı sunar. Yaşlıda perkütan vidalama giderek altın standarttır.

  • Posterior halka fiksasyonu nasıl yapılır?

    Posterior halka; pelvis stabilitesinin %60’ından fazlasını taşır; bu nedenle Tile B2-C ve Young-Burgess APC II-III, LC II-III, VS kırıklarında posterior fiksasyon zorunludur. Ana teknikler: (1) Perkütan sakroiliak (SI) vida – 7.3-8.0 mm kanüle vida ile S1 (ve gerekirse S2) pedikülüne floroskopi eşliğinde yerleştirilir; L5 sinir kökü, S1 sinir kökü, iliolumbar arter ve süperior gluteal arter komşuluğu nedeniyle inlet/outlet/lateral floroskopik projeksiyon ve dysmorfik sakrum tespiti kritiktir; 2026 pratiğinde robotik navigasyon ve O-arm eşliğinde vida yerleşimi standarda yakın hale gelmiştir. (2) Transsakral (transiliak-transsakral) vida – bilateral posterior yaralanmada tek uzun vida ile bilateral fiksasyon; U/H tipi sakrum kırıklarında ve osteoporotik zeminde stabilite avantajı. (3) Anterior sakroiliak plaklama – dysmorfik sakrum veya vida koridoru güvensizse. (4) LC-II vida (supraasetabuler koridor). (5) Spinopelvik (lumbo-pelvik) fiksasyon – U-şekilli sakrum kırığı, kompleks Denis III ve neurojenik yaralanmada. (6) Iliolumbar fiksasyon.

  • Asetabulum kırığı nedir ve Judet-Letournel sınıflaması ne anlatır?

    Asetabulum kırığı; pelvisin kalça eklemine bakan çukurunun (üç kemik – ilium, iskium, pubis) kırığıdır ve intraartiküler bir yaralanma olduğu için anatomik redüksiyon ve stabil fiksasyon post-travmatik koksartrozu önlemede kritiktir. Judet-Letournel sınıflaması; asetabulum kırıklarını beş elemanter ve beş asosiye tipe ayırır. Elemanter tipler: (1) posterior duvar, (2) posterior kolon, (3) anterior duvar, (4) anterior kolon, (5) transvers. Asosiye tipler: (1) posterior kolon + posterior duvar, (2) transvers + posterior duvar, (3) T tipi, (4) anterior kolon + posterior hemitransvers, (5) her iki kolon (both column). ‘Her iki kolon kırığı’; radyolojik olarak ‘spur sign’ (koronal düzlemde spur şeklinde artiküler yüzey dışında ilium fragmanı) ile karakterize ve tüm asetabulumun kalan iliuma tutunmadığı özellikli bir paterndir. 2026 pratiğinde 3D BT ve otomatik yapay zeka sınıflaması cerrahi yaklaşımı yönlendirmede vazgeçilmezdir.

  • Asetabulum kırığında hangi cerrahi yaklaşım seçilir?

    Cerrahi yaklaşım; kırık tipine, deplasman miktarına, hasta yaşına ve cerrahın deneyimine göre bireyselleştirilir. Klasik yaklaşımlar: (1) Kocher-Langenbeck (posterior) – posterior duvar, posterior kolon, transvers (posterior-dominant) ve T tipi kırıklarda kullanılır; siyatik sinir korunması ve heterotopik ossifikasyon profilaksisi (indometazin veya seçilmiş radyoterapi) önemlidir. (2) İlioinguinal (Letournel) – anterior kolon, anterior duvar ve her iki kolon kırıklarında; obturator sinir, femoral vasküler-nöral demet ve iliak vasküler yapıların üç pencereden diseksiyonu gerekir. (3) Anterior intrapelvik (Stoppa / modifiye Stoppa – Cole ve Bolhofner) – 2026 pratiğinde ilioinguinalin yerini alma eğilimindedir, quadrilateral yüzey ve pelvik brim daha iyi görülür, ‘corona mortis’ ve obturator sinir korunmalıdır; daha az invaziv ve daha az kanama sunar. (4) Kombine yaklaşımlar (posterior + Stoppa/ilioinguinal) – kompleks paternlerde. Perkütan kolon vidalama; deplasmansız veya minimal deplase kırıklarda seçilmiş yaşlıda tercih edilir.

  • Yaşlıda asetabulum kırığı tedavisi nasıl planlanır?

    60 yaş üstü hastada asetabulum kırığı; osteoporotik zemin, kominüsyon, mediali̇ze femur başı (‘gull sign’ – asetabulumun süperomedial impaksiyonu) ve düşük kemik kalitesi nedeniyle klasik ORIF ile fonksiyonel sonuç sınırlıdır. Bu nedenle 2026 pratiğinde yaşlı hastada üç ana strateji öne çıkar: (1) Anatomik redüksiyon uygun ve kemik kalitesi kabul edilebilir ise ORIF (özellikle Stoppa yaklaşımı ile) ve erken mobilizasyon. (2) Kombine ORIF + akut total kalça artroplastisi (TKA) – ‘combined hip procedure’, tek seansta stabil fiksasyon üzerine sement-endirekt asetabuler komponent ile; erken tam yük verme avantajı. (3) İzole akut TKA (kupa cage / trabeküler metal augment / kupa-cage konstrüksiyonu ile) – ciddi kominüsyon, femur başı impaksiyonu ve önceden gonartrozlu hastada. (4) Perkütan kolon vidalama – deplasmansız veya minimal deplase paternlerde. Ödem yönetimi, DVT profilaksisi ve delirium önleme çok disiplinli yaşlı ortopedi (‘ortogeriatri’) yaklaşımının ayrılmaz parçalarıdır.

  • Sakrum kırığında Denis sınıflaması nedir?

    Denis sınıflaması; sakrum kırıklarını sagittal düzlemde üç zona ayırır: Zon I (transalar/lateral kütle bölgesi, foramen dışı) – en sık, nörolojik defisit riski %6; Zon II (transforaminal, S1-S4 foramenlerinden geçen) – nörolojik defisit riski %28, en sık L5-S1 sinir kökü tutulumu; Zon III (santral, spinal kanal ve sakral hiatus içeren) – nörolojik defisit riski %57, kauda equina/nörojen mesane-rektum tutulumu tipik. Zon III kırıkları içinde ‘U’ veya ‘H’ tipi (bilateral vertikal + transvers kombinasyonu) spinopelvik disosiyasyona neden olur ve spinopelvik (lumbo-pelvik) fiksasyon endikasyondur. Roy-Camille sınıflaması; transvers sakrum kırıklarını üç tipe ayırır: tip 1 (fleksiyon), tip 2 (fleksiyon + posterior deplasman), tip 3 (fleksiyon + tam translasyon). 2026 pratiğinde otomatik BT tabanlı yapay zeka sınıflaması ve sakral kök yaralanma risk skorlaması klinik karara entegre olmuştur.

  • Açık pelvis kırığı nasıl yönetilir?

    Açık pelvis kırığı; kırığın perine, rektum, vajen, üretra veya cilt bütünlüğüne uzandığı acil bir travma paternidir ve mortalite %30-50 aralığındadır. Yönetim adımları: (1) ATLS ve masif transfüzyon protokolü; (2) Erken profilaktik antibiyoterapi (geniş spektrum – ampisilin-sulbaktam veya piperasilin-tazobaktam + gentamisin; ciddi kontaminasyonda metronidazol eklenir); (3) Tetanoz profilaksisi; (4) Rektal muayene ve proktoskopi ile rektal yaralanmanın değerlendirilmesi; (5) Retrograd üretrografi ile üretra yaralanmasının değerlendirilmesi; (6) Yüksek riskli olguda (ciddi perine yaralanması, rektal yırtılma) diverting kolostomi ve/veya sistostomi; (7) Erken agresif debridman, jet lavaj, gerekirse VAC (NPWT); (8) Pelvis anterior halkasının eksternal fiksatörle stabilizasyonu (dahili implanttan başlangıçta kaçınılır); (9) İkinci-üçüncü bakış debridman; (10) Yumuşak doku iyileşmesi sonrası definitif fiksasyon.

  • Pelvis kırığında üretrogenital ve rektal yaralanma nasıl yönetilir?

    Üretral yaralanma; pelvis kırığının %5-15’inde eşlik eder ve klasik olarak posterior üretra (bulbomembranöz bileşke) tutulur. Klinik bulgular: üretrorajı, palpe edilemeyen prostat, glob mesane, perine hematomu. Foley kateter yerleştirmeden önce mutlaka retrograd üretrografi (RUG) yapılmalıdır; parsiyel yaralanmada yumuşak kateter denemesi, tam yaralanmada suprapubik sistostomi ve geciktirilmiş primer onarım (3-6 ay) tercih edilir; erken realignment (endoskopik) seçilmiş olguda alternatiftir. Mesane yaralanması; intraperitoneal rüptürde acil laparotomi ve iki katlı primer onarım, ekstraperitoneal rüptürde 10-14 gün kateter drenajı ile konservatif izlem yeterli olabilir. Rektal yaralanma; erken tanı ve diverting kolostomi + presakral drenaj ile yönetilir; distal rektal irrigasyon 2026 pratiğinde tartışmalıdır. Vajinal yaralanma; hemostaz, debridman ve erken onarım gerektirir. Ürolojik ve genel cerrahi konsültasyonları ilk saatlerde alınmalıdır.

  • Pelvis kırığında VTE (venöz tromboemboli) profilaksisi nasıl yapılır?

    Pelvis kırığı; DVT ve pulmoner emboli riskinin yüksek olduğu ortopedik yaralanmalardandır (profilaksisiz DVT %40-60, PE %2-10). 2026 profilaksi protokolleri: (1) Erken mekanik profilaksi – aralıklı pnömatik kompresyon (IPC) travma ünitesine kabulde başlar, cilt bütünlüğü izin verdiği sürece kesintisiz devam eder; (2) Kimyasal profilaksi – kanama kontrolü sağlandıktan sonra, sıklıkla 24-48 saat içinde LMWH (enoksaparin 40 mg/gün SC veya kilo bazlı) veya yeni oral antikoagülanlar (rivaroksaban, apiksaban) ile başlar; (3) Yüksek riskli hastada (kombine travma, uzun immobilizasyon, önceki VTE öyküsü) profilaktik IVC filtre değerlendirilir – ancak endikasyonu sınırlı tutulmalıdır (‘retrievable filter’, 6 hafta içinde çıkarılmalı); (4) Definitif tedavi sonrası kimyasal profilaksi 4-6 hafta devam eder; (5) Erken mobilizasyon (24-48 saat içinde) en etkili profilakside anahtar bileşendir. Kanama riski ile tromboz riski arasında bireyselleştirilmiş risk-yarar dengesi kurulur.

  • Çocukta pelvis kırığı nasıl tedavi edilir?

    Çocukta pelvis kırığı; kartilaj oranı yüksek, elastik, plastik deformasyona uğrayabilen bir yapı olduğu için erişkine göre farklıdır: (1) Enerji absorpsiyonu daha iyi, tek merkezli kırıklar daha sık, sakroiliak eklem ayrılması yerine iliak apofiz avülsiyonu görülür; (2) Deplasman toleransı daha yüksek ve remodelasyon potansiyeli daha iyidir – deplasmansız/minimal deplase kırıkların %85-90’ı konservatif tedaviye uygundur; (3) Triradiat kartilaj yaralanması (Bucholz sınıflaması Salter-Harris analoğu); büyümenin erken durmasına ve dysplastik asetabuluma yol açabileceği için özel dikkat gerektirir; (4) Torode-Zieg sınıflaması pediatri için: tip I avülsiyon, tip II iliak kanat, tip III basit halka, tip IV halka disrupsiyonu (unstabil); tip IV cerrahi endikasyondur; (5) Fiksasyon; perkütan vidalama, mini-fragment plaklama ve ex-fix çocuk boyutunda uyarlanır, growth plate’den kaçınılır; (6) Beraberindeki karın-göğüs-baş yaralanmaları çocuk pelvis kırığında sık; multidisipliner pediatrik travma yaklaşımı esastır.

  • Pelvis kırığında rehabilitasyon nasıl planlanır?

    Rehabilitasyon; kırık paternine, fiksasyon tipine ve eşlik eden yaralanmalara göre bireyselleştirilir. Genel şema: (1) Tile A ve stabil kırıklarda tolere edildiği kadar yük verme (WBAT), 4-6 haftada tam yük ve fonksiyonel dönüş; (2) Tile B (rotasyonel instabil, vertikal stabil) fiksasyondan sonra 6-8 hafta boyunca yaralı taraf touch-down (parmak ucu) yük verme, ardından progresif yük; (3) Tile C (rotasyonel + vertikal instabil) 8-12 hafta yaralı taraf yük vermeme, ardından progresif yük ve tam yük 12-16 hafta; (4) Bilateral yaralanmada özel tekerlekli sandalye ve transfer eğitimi; (5) Erken pasif ROM, kuadriseps ve gluteus aktivasyonu ilk günden başlar; (6) Propriyosepsiyon, denge ve core güçlendirme geç fazda; (7) Sporcuda tam ROM, %90+ izokinetik güç ve fonksiyonel testler ile ‘return to play’ değerlendirmesi; (8) Nörolojik defisitli hastada mesane-rektum rehabilitasyonu, cinsel işlev danışmanlığı ve pelvik taban fizyoterapisi entegre edilir. Fonksiyonel değerlendirme skorları; Majeed, Oxford Pelvic Score ve SF-36 kullanılır.

  • Yapay zeka pelvis kırığı tedavisinde nasıl kullanılıyor?

    Yapay zeka; pelvis radyografilerinde ve BT’de kırık tespiti, otomatik Young-Burgess/Tile/AO-OTA 61/Judet-Letournel sınıflaması, sakrum Denis zon analizi ve nörolojik risk skorlaması sunar. Aktif kontrast ekstravazasyonunun otomatik tespiti ve hemodinamik risk stratifikasyonu; masif transfüzyon protokolü ve REBOA/PPP/anjio karar süreçlerine entegre edilmiştir. 3D BT segmentasyonu ile hasta özelinde vida koridor haritalaması (özellikle sakroiliak vida ve LC-II koridoru), robotik navigasyon (O-arm, Stealth, Mazor X) eşliğinde vida yerleştirme ve 3D baskılı kişiye özel plak-kılavuzları 2026 pratiğinde standarda yakın hale gelmiştir. Postoperatif kaynamama, malunion ve donanım başarısızlığı erken uyarı sistemleri; giyilebilir IMU sensörler ile yük verme uyumu ve rehabilitasyon takibi klinik iş akışına dahildir. Ancak yapay zeka; ortopedi ve travmatoloji uzmanının yerine geçmeyen bir karar destek katmanıdır ve klinik yargı önceliklidir.

Editöryel Şeffaflık & EEAT

Ortopedi Tedavisi bir bilgi rehberidir, bir sağlık hizmeti sağlayıcısı değildir.

Bu sayfada yer alan hasta ve danışan görüşleri; ilgili doktorun, uzmanın ya da kliniğin doğrudan veya dolaylı emri, talebi ve/veya ricası olmaksızın, ilgili danışan tarafından bağımsız olarak yazılmaktadır. Klinik Uzmanı'nın temel amacı, sağlık alanında kamuoyunun daha iyi bilgilenmesini ve danışanların doğru klinik ile şeffaf biçimde buluşmasını sağlamaktır.

Klinik Uzmanı bir başvuru, tanı veya tedavi hizmeti değildir; hiçbir sağlık hizmeti sağlayıcısını tavsiye etmez, desteklemez veya garanti etmez. Platformda yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesi, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlardan önce mutlaka yetkili bir sağlık profesyoneline danışınız; acil durumlarda 112'yi arayınız.

Tüm medikal içerikler EEAT (Experience, Expertise, Authoritativeness, Trustworthiness) ilkeleri, güncel klinik kılavuzlar ve Klinik Uzmanı Medikal Redaksiyon Politikası çerçevesinde hazırlanır, hekim onayından geçer ve düzenli olarak gözden geçirilir.

Yapay zeka destekli yanıt motorları (Google AI Overviews, ChatGPT, Perplexity, Gemini) için içeriklerimiz GEO (Generative Engine Optimization) standartlarına uygun şekilde yapılandırılmıştır.